...ürgen, palamut ve yeryüzünün yeşillikleri? Sorularım, sarmallaşmalar kraliyetinin en soytarısı, en paradoksal iniltileri içinde yaşatan bir prens belki de. Kim bilir diye geçiştiriyordum onları da. Ve öğrendim artık ‘cansız’ sandı...
“ini” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
ini, inik, inildikçe, inildiğinde, inilecek, inilen, inilmeden, inilmemektedir... eşleşmeleri dahil edildi.
...ayatın zorluklarını barındıran hem de Lola ve Cricket'in yaşadıklarını kendi içinizde tanıdık hisler yaratan, inişli çıkışlı duygularla okuduğunuz bir kitap olarak tanımlanabilir. Oldukça okunaklı ve rahatlatıcı bir şey arıyor...
...ordum. Elimden bir şey gelmeden, öylece kalakalmıştım. Bir süre sonra olayı idrak etmeye başlayınca, arabadan inip yaşadığım sokağa doğru koşmaya başladım. Ben koştukça, ortalık kalabalıklaşıyor, korkmuş bağıran yaralı insan...
...ahverengi olan. O gün o yokuştan öğrendiği şey de havadayken ayaklarını yerden kesecek kadar acı verenin yere inince eskimiş bir limana dönüşeceğiydi. Önce su gibi olan sonra da kahverengi... Artık karşısındaki yokuşları bunu...
...rlikte, fazla kalabalık olmayan bu saatlerde, Kadıköy'e bırakıldı -doktorların gözetimi altında. Adam araçtan inince kızının elini bırakmama kararı aldı ama kızı hemen babasının elini bırakarak elindeki plastik boruyu gösterdi...
...i kadının bitmeyen yüksek sesli telefon konuşmalarını, tepelerinde durmaksızın dönen vantilatörün kısık sesli iniltisini ve dört bir yandan çıkan çay kaşıklarını gürültüsünü hissedemiyordu. Yalnız bir ara, yüzünü yeniden gökyüzüne...
...luydu. Bu kapıdan geçen herkesin resimleri vardı hatta abimin resmi en sonda asılıydı. Merdivenlerden aşağıya inince yemek masasının yemek dolu olduğunu ve karşıda tek bir kişinin oturduğunu görünce yıllar önce gördüğüm düşler...
...planma çabasını görünce Aşk olsun diyecektim de Fırsat vermediler işte... Sonra Rose vardı bir de Kurşun gibi iniyordu yüzü göğsüme İndikçe gelincikler gibi açılıyordu yaram Seni çok seviyorum diyecektim de Diyemedim işte... II....
...var Yaralanmış bir zihnim Düzgün yazmayan bir dolma kalemim. Boşluğum zirve yaptı yine Düşüncelerim paraşütle iniyor Ve hep olduğu gibi yanlış yere. Kuru nane yaprakları ne de güzel kokuyor Belki her yerde naneler olsaydı Daha...
Bir yol Çıkışları inişlerinden çetrefilli Bir yolculuk... sarsıntılı Tekerleğe dolanan taşlar Bana ait bir cam... ve izlerim Yeşiller, griler, kahve ve maviler Biraz ileride bir durak... bir adam Çok tanıdık Zamanla anımsarım Tüm yo...