...anır; havasına, suyuna, toprağına bu kadar çok karışmam? Nasıl açıklanır küçücük çocukların ağız kenarlarına biriken ucuz ve boyalı şeker kalıntılarında huzuru bulmam? Evet, ben yüzyıllardır burada olmalıyım. Güneş ufuktan...
“iri” sözcüğü
45 yazıda 57 geçiş bulundu.
iri, irice, irileşmiş, irili, irin, irinlerle, iris, irisi... eşleşmeleri dahil edildi.
...yükbabanızla aynı arabada, öylece evinize doğru gitmek zordur. Fakat yolunuzun karşısında kasabanın çekilmez, iri kabadayılarıyla karşılaşmak; hepsinden çok daha zordur. ‘’Sorun yok, büyükbaba.’’ Yan koltuğun altından beyaz...
...en ufalayarak yaralarına sardı. Aşhen uyandığında uzun adam Artin'e kaşık olarak kullandığı bir yaprakla su içiriyordu. -Susuz kalmış sabi, dayanamaz yola, can tutması gerek bacım, biraz konaklayalım burada, sabi açsın gözü...
...n ediyorum, seni geberteceğim piç kurusu.’ ‘Dört. Dört…’ Isabel sakinleşti ve yerini aldı tekrar. Az önce birbirine giren konuşmalar daha anlaşılırdı. Jacob Isabel'in ne kadar ileri gidebileceğinin farkındaydı. Hiçbir şey h...
...ğı belli olmayan özel sektör personelleri, yoldan geçenler, başka dilde konuşan insanlar vs, vs… Tüm bunlarla irili ufaklı hatalara maruz kalırken nasıl davranmamız gerektiğini kim söyleyecek? Ben mi? Asla! Yasalar mı? Yürütm...
...içerledim, öyle içerledim ki, üniversite dâhil tüm eğitim hayatımı içine doğduğum o sıkıcı taşra kentinde geçirirken, bana hep "ben de bir gün gideceğim buralardan" dedirten Olcay'ın o ani gidişi oldu. Hiç unutmam orta üçü...
...una yansımakta, düşüncelerini ve duygularını argo bir şekilde aktarmasına sebep olmaktadır. Okuyucu, romanın birinci şahıs anlatıcısı olarak Holden'ın düşüncelerine ve hislerine doğrudan tanık olurken, yalnızlık duygusunun...
...gitmek zorunda kalan. Kekelemelerle geçen birkaç dakika içinde meraklar giderilmiş ama kilitlenen gözler birbirinden ayrılamamıştı. Nilgün’ün “Balayındayım,” sözünün Ahmet’in yüreğini sızlattığı gün gibi açıktı. “Ya,” diye...
...raba altlarına sığınan kediler, ıslak kuşlar ve dumandan bir hava... Sanki kamyon kamyon çamur getirmişti de birileri, yukarıdan boşaltıvermişlerdi şehre. Gözleri dalmıştı Ali’nin. “En son dokuz on yaşlarımda görmüştüm ben...
...enin mektup yazdırmıştı bütün sınıfa. Onun dışında çok yabancı bu sözcük sana. Zarfın üstünü okurken kalamata irisi gözlerin iki misli büyüdü. Yazımı tanıdın. Çivi yazısı gibi der, burun bükerdin hani. Bir haftadır telefonda...