...Dağlar dağları yumruklar Atlayalım, beton bacaklarını kaçırma Sarı yetişmeyen çiçek yemyeşil ızgarada Bir şey ıslanmaz koysuz ışıkta Bir bina, gök, bir bina Bebek sarılığı düşer bulutlardan Kızgın kadınlar cam siler yağmurlarda...
“ısla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
islahiyeye, islam, islama, islami, islamiyet, islamın, islâma, islâmdır... eşleşmeleri dahil edildi.
...dı, sığındı, yanıldı da doğruldu. Kucağını açtı kulağından önce yarına. Karıştığı sulara benzemedi. Olduğuyla ıslattı düştüğü yeri. Maddenin iki hâli arasındaki gelgitlerde özünden taviz vermeden tebdil-i kıyafet dolandı durdu....
...gölgesini onun kıvrımlarına bile karmadan. Başka bir yolda yürümenin mümkün olduğunu bilerek. Çıplak ayak ve ıslatılmış bayat ekmeği ısırarak.” Dönüp koluma giren kadının yüzüne baktım, yüzündeki siyah beyaz kıvrımlara, tozlanmış...
...m. ‘Çiçekleri kuruttuğun o şiir kitabını al ve her sayfasında hissettiklerini, gözyaşlarını kurut, daha fazla ıslatma o kitabı gözyaşlarınla’ diye ekledi. Korkarak çaresizliğimle ardıma bile bakmadan çıktığım o çöküntüde kalbim...
...tahtadakileri.” Çocuk, önce naylon ayakkabılarını çıkardı, içine dolan karı silkeleyip ters çevirdi. Sonra da ıslak çoraplarını çıkarıp soba teline öteki çorapların yanına astı. Çoraplara yapışan kar eridikçe harlanan sobaya...
...i tutarak mezara geldi. Tuhaf bir şey vardı. Zaten bugün yeterince tuhaflaşmıştı. Mezarlığın su döktüğü kısmı ıslaktı, dünden kalmış olması imkânsızdı. Sıcaktı buralar. Toprağa dökülmüş bir şişe sudan yarına eser kalmazdı. Etra...
...yle âşık olmaya çalışırlar. Karaktersiz 160 karaktere takılır ayrılık mesajları. Yağmur yağar, evini yakar en ıslak vedalar. Almazsın kimsecikleri evine, istemediğinden değil duymadığından kapını çalanları; belki de duymak is...
...onu izleyerek yetindim. Saçlarıyla üzerini örttü. Bulutlar ağlamaya başlamıştı. Bir elini bulutlara daldırdı, ıslak bir gezegeni bulup çıkardı içlerinden; göğe saldı o küreyi. Nemli elini, kurumuş elimin üzerine koydu. Sıcacı...
...izce kalkıyordu çivilendiği koltuğundan. Sağ elinde dürbün tutma yorgunluğu, sol elinde ateşi geçmiş şehvetin ıslaklığıyla… Sonra atıyordu yine kendini alkolün uyuşturan, unutturan kollarına ve kadehini kaldırıp sitem ediyordu mor p...
...bir ilkellik Ruhum hala yerleşik değil Savruluyor göçebe bir halk gibi Bir bulut anlatıyor beni Yalnızca beni ıslatıyor gözleri Tek bana doğmuyor güneş Beni hiç anlamıyor yaz mevsimi Aklımda Orta Çağ’dan kalma bir cehalet Evimde...