iki karanlık sokaktır gözleri hangisine dalsam bir tetik çekilir mermi ıslıklarıdır kulağımda sesi çekirdekleri kalpte yer edinir o ki saçlarıyla azgın denizleri o ki kokusuyla tesirli içkileri o ki kavgası küfrü kıyametiyle mumla a...
“işli” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
isli, işli, işlik, işliydi, işliyor, işliyordu, işliyorlardı, işliyorum... eşleşmeleri dahil edildi.
...ın ola bırakma. Yoksa kamyon bir çukura girip çıktığında kendini yerde bulursun. Hadi sana iyi işler.” Mahmut ıslık çalarak uzaklaşırken İsmail yarım kalan işini tamamlamak için harekete geçti. Çantadaki poşeti aceleyle aldı....
...n de burada çürümeye yüz tutmuş kalbimle ölüm kalım savaşı veriyorum. 20. yüzyılın dünyasında adalet bu kadar işliyordu sadece. Şimdi bana “Pişman mısın?” diye soruyorlar. Ben suç işlemedim ki pişman olayım. Ben sadece yanlış zam...
...nin açılımını şöyle yazar: "Atölye: Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik." Atölyelerde katılımcılar grup olarak çalışıp grup olarak üretim yaparlar. Ürettikleri egzersizlerin üzerind...
...ktan bir ses geldi. Açılan tuvaletin kapısıydı. Dursun’un tuvalette olabileceğini düşünmemiştik. Telaşlandık. Islık çalarak odaya gelen Dursun bizi karşısında gördüğünde korktu. Kendini hemen toparlayıp bize orada ne aradığım...
...yüreğimde Sokakların, kalbi kırık lambaları gibiyim Şamdanlarım titreşiyor Kendimi dinliyorum rüzgârın, ıssız ıslıklarında Bedenime sığmıyor ruhum, parçalarına ayrılmış kıtalar gibiyim Bir yanım beyaz bir yanım siyahi Ruhuma anlatam...
...ini tutsam, pantolonlarımızı dizlerimize kadar çeksek, dereciğin, homurtulu, şıkırtılı, fısıltılı ve bazen de ıslık çalar gibi akan sularına girsek. Sonra tepenin zirvesine kadar koşsak. Tabi ayakkabılarımızı çıkarmış olarak....
...ırmızı kazağı satan onlardan biri değil. Omuzlarım arkadan bir el dokunur mu huzursuzluğunda. Rivayete uyarak ıslık çalmayı deniyorum. Dudaklarımı razı edemiyorum. Bir titremedir alıyor beni. Yiğitliğe şey sürmemek için sinir...
...diye sorar. Tencerelerin kapaklarını açar, ne görürse görsün, "Of, neler de yapmış benim karım," der, ağzında ıslığı üstünü değiştirir, ev kıyafetlerini giyer. Ben her seferinde, "Ama çoraplarını da değiştir," diye sitem ederi...
...fı sarmıştı. Karanlıkta olanı aydınlatmaya fotonlar yetmiyordu. Işık vardı ama renkler yoktu. Her şey tersine işliyordu. Alışılageldik ne varsa kayıptı. Zaman durmuştu; akmak için emir bekliyordu. Tüm kokular birbirine karışmıştı...