TAŞ DEYİP GEÇMEYİN! Her gün yüzlerce insanın önünden geçtiği ve neden buraya dikildiğini merak ettiği, hatta eskiden altında altın olduğunu sanıp define avcılarının gazabına uğrayan sütun. Neden dikildiği bilinmez ama yı
“istanbula” sözcüğü
32 yazıda 39 geçiş bulundu.
Rumelihisarı İstanbul’un Sarıyer ilçesi sınırlarında bulunur. İstanbul kuşatması için Anadoluhisarı’nın tam karşısına yapılmıştır. Rumelihisarı, Anadoluhisarı’na göre daha sağlam kalmıştır. Rumelihisarı’nın, Anadoluhisar
İstanbul’un Anadolu ile bağlantısı, İstanbul’un en önemli simgelerinden biri Haydarpaşa. Anadolu’nun İstanbul’a açılan tek kapısı. İçine girdiğinizde kiliseye girmiş gibi hissettiren mistik bir yapısı vardır. Yapılış ama
Mistik bir etkisi olan ve çeşitli hikâyelerin anlatıldığı Kızkulesi yapıldığından günümüze kadar çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. Kimi zaman mezar kimi zaman kule bazen depo bazen gümrük olarak bazen de savuma amaçlı
Asıl adı İsmail Kemalettin (Demir) dir. 1910 Yılında İstanbul'da dünyaya gelen Kemal Tahir, öykü ve romanları ile 'gerçekçilik akımı' nın ülkemizdeki önemli temsilcilerinden biri olmasının yanında 1200-1950 tarihleri ara
Toplumsal alışkanlıklar bir toplumun kültürünü oluşturur. O kültürü anlayabilmek için o toplumun içinde yaşamak, o toplumla iç içe olmak gerekir. Türk kültüründe önemli bir yeri olan kahve, bir içecek olarak değil de bir
Haber uçtu devlete de/ Beş yıl yattım hapiste Yedi düvel zindanından beterdir Yedikule Sözleri Cengiz Onural'a ait Yeni Türkü şarkısını elbet bir yerden duymuşsunuzdur. Sadece bir söz sanatı olması için yazılmamıştır iki
1965 Yılı Kadıköy'den Bir Görünüm Bu şehr-i Sitanbul ki bi-misl ü behadır Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır Nedim İstanbul'a başta Sadabad olmak üzere bir çok yapının kazandırıldığı Lale Devri'nin en önemli simaları
Tulumbacı Hüsnü'nün kodese girmesiyle birlikte Feriköylü Necmi ile İdris Galata Semti'nin neredeyse en itibarlı kişileri haline gelmişlerdi. Onlara gösterilen îtibarda duyulan korku ve gelecek kaygusunun payı yok değildi
Ateş Kuyusu Tabanın tamamı camdan yapılmış bir laboratuarın tam ortasındaydı Jacob. Dişçi koltuğunu andıran, beyaz deriden yapılmış koltuğa bağlanmış, baygın bir biçimde yatıyordu. Suratına çarpan iki tokatla ayıldı. Göz