...duygu yüklü ve coşkulu aşk şiirleri ile de kendinden hayli söz ettirmiş, Latin Edebiyatı'nın tanınmasında ve itibar kazanmasında büyük pay sahibi olmuştur. "Seni sevdiğimi göreceksin, sevmediğim zaman. Çünkü iki yüzüyle çıkar...
“it” sözcüğü
10 yazıda 11 geçiş bulundu.
it, itaat, itaate, itaatkar, itaatkarane, itaatle, itaatsizliğe, itala... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
"Zaman her şeyi katar önüne süpürür götürür derler, bazen dedikleri gibi de olur lakin zamanın süpürmeyi beceremediği şeyler de vardır yeryüzünde mesela sağ elini sinir zedelenmesi yüzünden kullanamayan bir adamın kini"
...ortaya çıkmıştı. Milliyetçiliğin yarım tanımlarıyla bir çok insan birbirine düşman edildi ve bir müddet daha itaatkar kısım elde tutuldu. Şimdi ise, toplumu oluşturan insanlar, komedyanın gücüne sığındılar. Trajedinin insanları...
...Aslında en başından beri her şeyin farkında olduğum gibi bunun anlamını da biliyordum. Biliyordum ama kendime itiraf edemiyordum bir türlü. Zor oluyor çünkü insanın kendisine itiraflarda bulunması. Kendi hayal dünyamda yaşamay...
...cesaret edemediği, her yerde azgın, yabanıl köpeklerin hırlayarak kol gezdiği, yoldaşlarının korkunç suçları itiraf ettirildikten sonra paramparça edilişini seyretmek zorunda kaldıkları bir toplum çıkmıştı ortaya.’’ Fakat yıl...
...edenini, erkekliğinin kalçalarında ve belinde bıraktığı ıslak ize, yerini bulunca canını yakarak ilerlemesine itiraz etmedi. Derin kesik nefeslerden kısa boğuk tek homurtuya yürüyen Hıdır’ a eşlik de etmedi. Kız Nuro’ya sahip...
...ır. Yazının başında Huberman’dan yaptığımız alıntıyı hatırladınız mı? Elinizin altında kolluk kuvveti, medya, itaat eden bir kitle ve suçunuza tanıklık ve yataklık edenler varsa, tüm pisliği halının altına süpürmek için elini...
...na inanmamla hemen hemen aynı şeydi. Elbette, ben de üzüldüm. Hatta o kadar çok üzüldüm ki gözlerim bile bana itaat etmeyi bıraktı, bir süre sonra tek bir damla bile dökmedi. O kadar üzüldüm ki, beceriksiz parmaklarımla sardı...
...da böyleydim! Sonuçta, onun değişik bir versiyonuydum. Aynı kutuptandık ve mıknatıs gibi birbirimizi sürekli itiyorduk. Her şeye rağmen biricik kızını terk edemezdi, böyle bir lüksü yoktu. Bu zaafını kullanarak akla hayale gelme...
...dense kendisinde var gibi hissediyordu. Kalesinin en altındaki eski kitaplardan biliyordu bunları… İlk çağdan itibaren insanların geliştirip düzenledikleri bütün ahlaki değerlerin çöküşüne şahit olmuş, başlarda içlerinde bile bu...