...suyu sana akıtır sen yaşa diye Öylesidir ki; Yansanız beraber ve tek kapı olsa ve sadece tek kişi geçse Seni iter; ancak geriye değil en kurtarılası kapı eşiğine Kendisi yanar, kendisi yiter de izin vermez senin yitip gitme...
“it” sözcüğü
10 yazıda 11 geçiş bulundu.
it, itaat, itaate, itaatkar, itaatkarane, itaatle, itaatsizliğe, itala... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...i bir gece, Sımsıkı tutuyorum vakti avcumda. Ukte! Dönmediğin yüzün var, şiirde bir yerde. Duyuyorsun, gizemi italik tutuyorum. Duyuyorsun bir sazla, bin türküyü yakıyorum.
...Metin, Ceyda’nın varlığından pek haberdar değilmiş gibi yapıyor ama daha ilk geldiği günden beri kıza eriyip bittiğini bal gibi biliyorum. O da, Ceyda’nın kendine eriyip bittiğini biliyor da… Ah, ah! Neylesin ki emir demir...
...sinirle nar ve elma renklerinin yüzüme transfer olduğundan emindim. Aynı zamanda tüm soru işaretleri beynimde itiş kakış durumuna geçtiler. Adamın bozulduğumu anlamadığımı umarak "Aa, unutmuşum!" diye hızla uzaklaştım oradan...
...k ölüyorlar, biliyor musun! Fahişeler dünyanın en güzel hikâyelerini taşırlar. Çilek aromalı Gül esanslı Mavi ıtırlı Yağmurlu... Bir fahişe sevişirken, her şeyi insanın aklına getirirmiş; Onlar sevişerek konuşurmuş! Susmalı se...
...ben ise manevi. Ying-yang gibiyiz ya da siyah ile beyaz mı demeliydim?” Üzerindeki Beşiktaş armalı tişörtüne ithafen söylemiştim. Tebessüm etmesini beklerdim. O ise daha da hüzünlendi. Bir an ‘hüzün kelimesi, yüzünden türemiş...
...u kanıtladı da. Artık işi uzatmana gerek yok.” Ne dese boşunaydı. Sustu. Patronun önerisini dinledi. Bugünden itibaren kalça izinin o koltukta işe yaramayacağını anlayınca, önerilen vasıfsız görevi kabul etmeyerek şirketten ayrı...
...MAYACAĞINIZ BİR DERİNLİK Hayatınızın bir noktasında sizi geçmişinizin ve varlığınızın derin sularında yüzmeye iten bir kitap geçmiştir elinize. Bu kitap belki zamanın eskitemediği iddia edilen şu klasik romanlardandır, belki...
...ki de bu konu hakkında konuşmaya başlamak, kendimizle konuşmanın başlangıcı olacaktı. Belki de kendimize bile itiraf etmediğimiz pek çok şeyi dile getirecektik. Belki de asıl mesele tek gerçek olan ölümden korkuyor olmamızdı....
...Uzun süredir üzerimden atamadığım ruhsal krizler, beni sesten ve insan yığınından uzak, hoş bir yer istemeye itmiş, bunun için aylık ödeyebileceğim miktarın yalnızca otuz beş kâğıt olduğunu çekinerek söyleyebilmiştim. Bu zam...