...er kadar parlak. Yaşı biraz geçkin erkeklerin yüzleri ise, masadaki genç kadınların dudakları kadar dolgun ve kıpkırmızı. Erkeklerin bileklerinde altın rengi saatleri ve kadınların sanki üstlerine dikilmiş gibi duran kusursuz elbi...
“kıpkırmızı” sözcüğü
16 yazıda 17 geçiş bulundu.
kıpkırmızı, kıpkırmızıydı eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...içeğe hasretler tabii. Bugünlere gelmemizi sağlamışlar. Bizim çiçeklerimiz öyle böyle değildir. Mayıs gelince kıpkırmızı Şakayık keser her yer. Akşam Sefası, Borazan Çiçeği, Frezya, Hatmi Çiçeği, Küpeli, Kadife Çiçeği, Lale, Gelin...
...çin Cemal’e ve bana birlikte Dursun’un yanına gitmeyi önermiş ama biz kabul etmemiştik.” Şantiye şefinin yüzü kıpkırmızıydı. Hakkı’nın sorumsuzluğunu affedemiyordu. Öte yandan, şantiyede olup bitenleri göremediğinden kendine kızıyord...
...zünün önünden. Sarışın, renkli gözlü kadınlar. Dara’ya bakarken değişiyordu o uğruna ölünesi gözler. Kırmızı, kıpkırmızı alev topu olup ateş saçıyordu her bir göz. Dara o ateşlerin arasında yanıyor, kendini kuma atıyordu ama kum d...
...da ortasına dikti sözlerini ve şedit mi şedit bir şekilde: “Seni sevmiyorum adam!” gönderdi gözleri nefretten kıpkırmızı bir vaziyette. Adam bir sendeledi, iki sendeledi ve yere yıkıldı göz göre göre. Kimse anlayamadı bu ölümün sı...
...pmıştı. Bu kadar hızlı ve kararlı olmasını beklemiyordum. Beni uyardığını söylüyordu. Zavallı Lady’nin yanağı kıpkırmızıydı. Demek iki tokadı da aynı tarafa yemişti. O akşam ondan uzak durdum. Kırılmadım. Çoktan hak etmiştim bunu. Üs...
...di içinden. “Ben kadın değil miyim be! Yalnız gecelerimin hesabını kim verecek?” Daha fazla kendini tutamayıp kıpkırmızı olan yüzünde büyüyüp tükürük saçmaya başlayan ağzından okkalı bir küfür savurarak Esma'nın saçlarına hücum et...
...ğmen ayakta kalmayı sürdürdüm. Tuhaf bir mutluluk sarmıştı beni; aldığım yaralar yüzünden yerdeki buzdan örtü kıpkırmızıydı ama umurumda bile değildi. Onu korumak her şeyden değerliydi. Burada ölecek olmam benim umursadığım bir şey d...
...gelin yapardık onlarla. Henüz tomurcuk olan çiçeği üç dört parmak gerisinden kırardık. Yeşil kaftanın içinde kıpkırmızı bir gelinlik gibi dururdu. Başka bir gelincik daha koparırdık. Ama hemen çiçeğin bitiminden. Onu da ters çevi...
...az hareketini hafife almamak gerekir.” Hiçbir şeyin müdürü Kenan, duydukları karşısında ses çıkartamadı. Yüzü kıpkırmızıydı. Utançla ve kendi koltuğunun da patronlar tarafından izlenebileceğini düşünememenin kızgınlığıyla odayı terk...