.... Sessizlik oyununu bozacak cesareti varsa bu oyunu niye oynadıklarını da açıklayabilirdi bu garson. Boynunda kırmızı bir fular takılı olan adam, yüzünü buruşturmuş, garsona dik dik bakıyordu. “Çaydan ve edebiyatından nefret ed...
“kır” sözcüğü
12 yazıda 14 geçiş bulundu.
kır, kıra, kıraathanesi, kıraathaneye, kırabileceğimi, kırabileceğine, kırabiliyorum, kıracak... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ve ben ilk kez böyle yazıyorum. Canım Livaneli, Kardeşin Duymaz’da; “Susarlar sesini boğmak isterler Yarımdır kırıktır sırça yüreğin Çığlık çığlığa yar geceler Kardeşin duymaz, el oğlu duyar” diyor. Biz birlikte Türkiye’yiz, biz...
...a edilmişti dün Bugün gerçekleşmedi Zaten böyledir hayat Zamanında istemezsen olmaz Ellerim üşüdü Tırnaklarım kırıldı Ankara ayazında Nefesimi hissettim boğazımda Sen yoktun Sarkıyordu dallar bahçenden Tuttum bir göğsünü öptüm...
...sol ayağı önde. Bir gözyaşı yine takip ediyor adımını. Derin bir iç çekiyor. Ciğerlerini dolduran hava; hayal kırıklığı, kaybediş ve daha da acısı hâlâ biraz umut.. Beklenenin gelmediği bu dünyada bir ölüyü diliyor dileklerinde....
...sıkı bir el elimdeydi, Sıcaklık bir anda tüm vücudumu kapladı. Eve girdik koşarak Buz, bir oda evimiz Sobanın kırmızılığı, çatırdamaları, Hemencecik ısındı Ne yiyecektik şimdi? Bir şey istemeye utanan bu güzel bir çift göze Ne diye...
...süsünün cebinden dışarıyı seyrediyorum. Sevim, önce sevgili bakmaya başladı bana. Ara sıra başımı çıkarıp göz kırptım onlara. Şu elektrik meselesi var ya; çok önemli. Olmayınca olmuyor. Evet! Evet! Nihayet beni de elektrik çarp...
...n etrafında, kuş değil, böcek değil, köpek değil, yılanların sesiydi duyulan ama anlaşılmayan. Uzunu, kısası, kırmızısı, siyahı ile envai çeşitte yüzlerce yılan… Her sene bu vakitler yılanların istilasına uğrardı Şahmaran Köyü. Ç...
...ıyarak kendisini dinlediğinin farkında değildi. Telefonu kapatan Leyla kaldığı yerden söylenmeye devam etti: “Kırk yılın başında birileri arıyor, ama bizimkinden haber yok. Sabahın köründe nereye gitti kim bilir?” Belki eve...
...ı baktım. Bulutlar bugün de ağlamıştı. Pencereler buğuluydu. Akıp giden bir hayat vardı orada bir yerde. Mor, kırmızı, sarı, yeşil ışıklar… Neye ya da kime ait olduğunu bilmediğim, bilmek de istemediğim ışıklar… Pencereden uzak...
...domateslerle aynı çöp kutusundan çıkardığı birkaç kartonu arabasına attı. Burnumun direği sızladı. Vücut ısım kırk dereceyi geçmiş gibi titriyordum. Kar yağıyordu. Ve yağan kar, ayağına birkaç numara büyük gelen ayakkabıları...