...bok kokuyordu. O gün bu kasabaya bir daha dönmeyeceğime yemin ettim. Eve dönerken kasabın sokağından geçtim, kırık camlarının arasından içeriyi izledim. Yazar kasa kırılmış, yerde yüz üstü duruyordu. Üzerindeki Ejderin Dönüş...
“kır” sözcüğü
12 yazıda 14 geçiş bulundu.
kır, kıra, kıraathanesi, kıraathaneye, kırabileceğimi, kırabileceğine, kırabiliyorum, kıracak... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...elmek kolay değil,” dediğinde dilinin ucuna gelen küfrü yuttu. Umutla koşarak indikleri bodrum katından hayal kırıklığıyla ayrıldılar. Cinayetin işlendiği kata çıktılar. Önemli bir iş yaptığını düşünen Faruk da peşlerinden ayrılmıyo...
...başlayan cümleler konuşulmaya başlanır soyunma odasında. “Sonuç olarak galibiyetlerin sonu vardır ve aslında kırılmayacak zincir yoktur. Yeter ki siz zincirin en zayıf noktasına, onu kırmaya yetecek şiddette vurabilin” demişti tekn...
...acımasızlığına dair tanıdık bir tasvir, Bir Düş İçin Ağıt. Hevesler, çıkılan yollar, kurulan arkadaşlar, kalp kırıklıkları, kısacası insan olmaya dair ne varsa bir başarısızlık hikayesi içinde anlatılıyor bu eserde. İnsanın arzuları...
...anız bile. Cam şişe olduğum ilk şeffaf günlerimde yeni bir göz kazanmış gibi oldum. Dünyayı içine alan, ışığı kıran / yansıtan, aydınlıkla mutlu bir cam. Sonra bir fabrikaya götürdüler beni. Benim gibi milyonlarcasının olduğu...
.... Kamyon büyük bir gürültüyle hareket etti. Sokağın ortasında arabaların seyrek oluşlarını fırsat bilip ekmek kırıntılarını toplayan güvercinler uçuşarak etrafa dağıldı. Deniz gözden kaybolana kadar, kamyondan bakışlarını çekmedi. Uz...
...biçimsiz saçlı, eski moda valizli, Amerikan çiftçisi tarzı giyimi ile kadından çok göbekli bir erkeği andıran kırklı yaşlarının başında biriydi gelen. Kafamda Deniz sayesinde çizdiğim resme aykırı ne varsa bu kadın kendinde ba...
...a da yaşlanmaya. Böylece kimse anlamayacaktı yanaklarının nemini. Islak gözlükleri ışıkları, yolları, yılları kırıp, bin parçaya bölüp onu evine kadar götürdü. Sırılsıklam daldı apartmana. Paçalarından sızdırdığı suyu, ayakla...
...“Alo. Sadece ben mi tıklıyorum yoksa siz de tıklayacak mısınız?” ”Siz saadet zinciri misiniz?” Ben zincirleri kırılmış bedbahtım. Kutup ayısını arayan bir bedevi… Bu süreç beni daha fazla umutsuzluğa sürüklüyor sanırım. Farkında...
...linin arasına yerleştirdi kocaman vazoyu. Ellerinin arasında gülümseyerek döndürdü. Bir sağa, bir sola… Mavi, kırmızı, beyaz, mor, çok az da pembe… Pembenin bu kadar az olması fazla iyiydi. “Fazla iyisin.” Gülümseyerek fısıldad...