...Birkaç küçük adam ve kadından ibaretiz. İbaretiz, çünkü büyük hayatlarımız yok. Ellerimiz küçük, adımlarımız kısa, hayallerimiz ise hep imkansız. Evet, imkansız diye bir şey var. Belki de biz güçsüzlüğümüze, acizliğimize bi...
“kıs” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
kıs, kısa, kısaca, kısacak, kısacası, kısacık, kısadan, kısadır... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ruya, soruyla cevap verilmez ancak kolaya kaçmak hoşuma gidiyor.” Paradoksun başladığı yer, insan doğası. Bir kısım manipüle ederek, bir kısım edilerek ve diğer bir kısım da edilmeyerek konforlu yaşama ulaşacaklarını düşünüyo...
...a para vardı, hem de çok. Nereden bulurlardı yanında on satış elemanı çalıştıran bir kumaş mağazası sahibini? Kısmet ayaklarına kadar gelmişken kışın ne iş yaptığı belli olmayan o sinemacıya mı veremezlerdi gül gibi kardeşleri...
...stemez. Bu durum, Milena’nın kitabın sonundaki Ek kısmına iliştirilmiş mektuplarıyla telafi ediliyor. Böylece kısa bir süre için genç yazarın da iç dünyasına konuk oluyoruz. Dahası hem onun hem de Kafka’nın tasvir yeteneği i...
...ama öyle bir şey bizim başımıza gelse ne yaparsın?” Bir taraftan çekirdeğini çitlerken bir taraftan gözlerini kısıp uzun uzun susmuştun. Sonra yorgun birkaç sözcük çıkmıştı ağzından. “Zor,” demiştin. “Çok zor. Hiçbir şey eski...
...ı onu da kesti, yeni bir ilmek daha, yeni bir ilmek daha attı… Kadının çipil gözleri modelle kızının dokuduğu kısma gidip geldi birkaç kez. Derin bir of çektikten sonra bütün hıncını eline yükleyip kızının ilmek tutan eline v...
...dinleneyim demiştim.” “Sen bana lazımsın evlat.” Başkomiser İbrahim cebinden bir kartvizit çıkardı. Arkasına kısa bir not yazdı. Tuncay’a uzattı. “Bu kartta yazan adrese git. Uzak değil. Küçük bir otel. Temizdir. Ödeme işin...
...r çocuklarda." - İsmet Özel Ben kasabalı çakaldım. Diğer ikisi kır çakalıydı. Teyze oğullarıydık. Senenin bir kısmını kasabada bir kısmını kırda geçiriyordum. Kasabadan kıra, onların yanına geldiğimde artık kullanılmayan o evi...
...hürriyet isteği duyuran bir hapsedişi, öldüremediklerinin üzerine sinen bu ölü kokusunu, nihayet her gün bir kısmımızın fırın ağızlarında yığın yığın birikip yağlı dumanlar hâlinde havaya karıştıkları, başkalarının ise kendi sıra...
...çları, siyah kaşlarıyla yapışıktı. Belki erkeğe daha çok beziyordu. Uzun boyluydu. Kilosundan bacakları sanki kısa gibi görünüyordu. Bunlar başkalarının gördükleriydi. Onun gördüğü ise yıkanmayı ve durulanmayı bekleyen barda...