...ı olan özdür derviş, kabuklar kaybolup gitmeye mahkûmdur.'' diyor. ''Dünyada gördüğün ne varsa kabuktur. Eğer kabukların özlerine ulaşamazsan tuttuğun her şey hiçlik denizine yuvarlanır.'' Söylenen her şey kafamın içinde yankılanı...
“kabukla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
kabukla, kabuklar, kabukları, kabukların, kabuklarından, kabuklarını, kabuklarının eşleşmeleri dahil edildi.
...usam çıkmıyordu ağzımdan dışarı. Sanki sorular da defolup gidiyorlardı. Görüntüler de kayboluyorlardı. Karpuz kabukları vardı sadece beynimde. Onlara sığındım. Onlara tutunmaya çalıştım. Bir arsadaydım. Biliyorum, sızacaktım. Ama...
...e ne çok şey koymuşum, toplarken anladım. İki çerçeve yeğenlerimin fotoğrafları, bir cam kâsede parfümlü kuru kabuklar, ajanda, masa takvimi, seramik saksıda cinsini bilmediğim bitki, not defteri, kartvizitlikler, dergiler, broş...
...elinen çorabımı Ağaca takılı mavi uçurtmayı Tüm çiçekleri Defterleri Mevsimleri Soba üstüne koyduğum portakal kabuklarını Sayfaları kırışmasın diye defterlerime iliştirdiğim ataçları Adımlarımı Kaç adımda bana geleceğini Kaç adımla...
...eler yaptığımız gibi yine vişneçürüğü kanepemize kaykılıp televizyon seyrederek çekirdek çitlesek. Yere düşen kabuklar için sana çatmasam. Birayı çok kaçırıp sarhoş olduğunda bile gıkım çıkmasa. Ama film üzerine konuşmasak … Hat...
...üzünlüyüm ki Çakıl taşlarıyla örmüşken kendimi Bir dalgayım akordiyon kıvrımlarında Dil altına gömülmüş midye kabukları Trenlere sağır halde Uçaklar için engel çıkarsın isterim albatroslar Hüzünlüyüm ben şunun şurasında Şair oldu...
...başlayan İstanbul’un göçebe semtinde çam ağaçlarıydı evlere soluk veren. Oturdu çamın dizlerine ve düşünürken kabukları gördü. İç içe geçmiş kabuk dedi onlara. Belki biz de bir gün böyle oluruz dedi ve kozalağı aldı cebine attı....
...u sanki Sen o uzaktaki ağaçtın, kimse görmemişti daha Göstermemişti parmaklarıyla “Bak bir ağaç! Orada!” Sert kabuklarının altında, sıcacık bir oda Gövdende büyüttüm ben kendimi Ergenlik çağımda. O yüzdendir ya satamadım seni İlmek...
...dinlersen tabi Şimdi ben sana soruyorum Kim kimi ne kadar anlayabilir Nana? Anarşizm yordu beni Devlet yordu Kabukla örülmüş adamlar Birtakım yastık adamlar yordu Biraz da Hayyam'ın rubaileri Bu öfkeye, tek başınalığa Çavdar t...
...urlar Üşür ne garip ki evleri yanan insanlar Hayatımda hiç görmedim portakal ağacını Binaların arası soyulmuş kabuklar Sinirli burunlara vurur gün ışığı Asılı bir güneş beni hiç görmedi Camlarım hiç denize devrilmedi Hiç düzleşm...