...kü Mardin’in adını ancak bilete bakınca anımsayabildiğim bir ilçesine sabahın köründe otobüsüm var. “Neden bu kadar erkene alırsın ki şu bileti!” Diye kendi kendime söylenirken, zaten gideceğim yere günde sadece iki tane sefe...
“kadar” sözcüğü
978 yazıda 3.204 geçiş bulundu.
kadar, kadara, kadarcasına, kadarcık, kadarda, kadardı, kadardır, kadarki... eşleşmeleri dahil edildi.
...bardağına bir dal olarak gitmek gibi. Bu sebepten çok özenmişimdir ülke ülke gezenlere. Her ne kadar henüz bu kadarına cesaret edemesem de. Şimdi bir elimde valiz, anılarım ayraç olup kitabımın sayfalarında paragraflara bürünüyo...
...şığa yürümek geçmişe sırt dönmektir; gölgeniz önünüze düşüyorsa, ışığınıza sırtınızı dönmüşsünüz demektir. Ne kadar yürüyebilir insan bu şekilde hayat çizgisinde, izleyerek gölgesini. Geleceği göz ardı ederek yaşamak nedir? A...
...onda kendine bir yer bulup oturan Ayşe abla hiç susmadan seri bir şekilde anlatmaya devam ediyordu. Anladığım kadarıyla üç sene önce eşinden boşanmış ve buraya taşınmış. Çocuğu olmadığı için çok şanslıymış. Olsaymış çok daha zor...
...evirip yeniden boşluğa bırakıyor. Kirmen boşlukta dönerken mahir elleriyle kolunda sarılı yünün on beş santim kadarını çekiştirip inceltiyor, aletin dönme istikametine doğru yere salıyor. Kıvrıla kıvrıla ip haline gelen yün y...
"Sinemayı incelemek, ne absürt bir fikir." -Christian Metz Sinema kadar hızlı gelişen ve evrensel yayılım gösteren başka bir popüler sanat dalı var mıdır? Sinemanın hızla evrenselleşmesinde önemli unsur sessiz oluşuydu. Okur,...
...en veyahut kuvvetinin yetmediğinden kaynaklı olabilir. Bu durumdan onlar da huzursuz olabilirler lakin yeteri kadar huzursuz değildirler, çünkü yeteri kadar huzursuz olan insanlar “kendilerini öldürme-kurtuluş yolu arama” ara...
...a dolanmış, kalbine dokunmuş ve içinin odalarına dolmuş. Pencerenden bir Ankara sokulmuş, "Ürkek bir adama ne kadar da çok benziyor Ankara, sevdiği kadın için yağmurlarını bile dindiremiyor" dediğin gün gibi, ıslak ve bitkin...
...ca yaşanmışlığı, özlemi, kırgınlığı yok sayabilmek… Kabuğun altında kanayan yaralı gönlü avutabilmek… Bir aşk kadar geç kalmışken birbirimize, Benim kapattığım seninse bir kez daha çalabileceğini hiç düşünemediğin o kapıyı ye...
...ma biçimidir. Bu yüzden yazar işini yaza yaza öğrenir. Yaza yaza kelimelerin dilinden anlamaya başlar. Buraya kadar yazarlığın ne olduğunu anlattım. Gelelim sancılı bir arayışı olan yazarın kendisine. Yazmanın ne olduğunu bu...