...üşüncesi, borç borç üstüne katmerleniyor nasıl bir sınav bu. Günde sadece dört saat uyku yeter mi yada nereye kadar yeter bilmiyorsun birbirine çalım ata ata ilerleyen melankolik düşünceler nakış gibi işliyor beynine. Yine bi...
“kadar” sözcüğü
978 yazıda 3.204 geçiş bulundu.
kadar, kadara, kadarcasına, kadarcık, kadarda, kadardı, kadardır, kadarki... eşleşmeleri dahil edildi.
...ar, duvarlar, perdeler, halılar gri, duvara tablo asmış o bile gri, insan ölümden başka ne düşünebilir ki? bu kadar ton grinin ortasında? adamın giydiği fanila don bile gri, içkiden kan çanağına dönmüş gözleri hüzmeler halind...
...sahipti. Bu iki uçlu duygu durum bozukluğu Tarık'ın hislerinin gelişimine ambargo koymuştu. Duygusal zekası o kadar geri kalmıştı ki; iyi ile kötü arasındaki farkı ayırt edebilmekten yoksundu. Fakat böyle olmasının sayısal ze...
..., tanıştırmaya çalıştıkları her insanı itmiş, itemediğimde de ben uzaklaşmıştım. Neyse ki arkadaşlar bir yere kadar diretip bir vakit sonra tercihime saygı duyuyorlardı; ancak akrabalarım bu konuda daha anlayışsızdılar. İş, d...
...le sınırlı değil hatta terapi yanı, yan etki. Yazmanın ayrıcalığı belki de bizi ileride ünlü bir yazar olmaya kadar götürebilmesinde. Bunun yanı sıra yine günümüz teknolojisiyle önemli bir aşamaya gelen blog sayfalarında dene...
...a “Gelecek,” diyorum “Gelecek,” Bir arkadaşımın, “ Akrabamdan duydum, işin içinde başka iş varmış,” sözlerine kadar sürüyor bu tavrım. Ondan sonra oluyor ne oluyorsa. Gündüzden gömülüyorum karanlığa. Gözlerim kararıyor. Geçmi...
...elki önüne gelen sıfatlar değişecekti zamanla; yeni masa, şuradaki masa, kahverengi masa, şu külüstür masa… o kadar. Masa olmaya mahkum edilirken onayı alınmış mıydı? “Ey masa! Köleliğin ve acizliğin beni üzüyor sana her bakt...
...beden bendim. Öyle yorulmuşum ki gözlerim kapanmış habersizce. Yenildiğimin bile farkına varamamıştım. Sabaha kadar derin uykuya daldığımı düşünüyorsunuz değil mi? Çok yanılıyorsunuz. On dakika bilemediniz on beş dakika sürme...
...ryakisi olduğu sigarayla alkol bile yüzündeki çizgilere çok değmemiş, gözlerinin feri hâlâ sönmemişti. O güne kadar… İki katlı evin üst balkonundaki köşesinde, sandalyeye çakılıydı adeta. Veda etmek için acele eden güneş göky...
...Küçüklüğüm, mutluluğum kendini öldürmüştü. Ölü bedeninin gözleri bile bana acıyarak bakıyordu. Kalbim, burnum kadar küçük değildi ki benim. Sancılarım artmıştı ruhumda, avazım doruğa çıktı. Can havlim arttı ama çektiklerim az...