tanrılar da susayabilir akşamları kırık bir kadehi kullanmak zorunda kalabilirler istemedikleri otları biçmek için pazar günlerini beklerler herkes bir dönem kendini tanrı zanneder herkes bir dönem susayabilir sanrılar sarabil...
“kadehi” sözcüğü
8 yazıda 10 geçiş bulundu.
kadehi, kadehimi, kadehimiz, kadehin, kadehine, kadehini, kadehinizin eşleşmeleri dahil edildi.
...n. Yine aynı nezaketinle çevrene uyum sağlama çabanı fark edecek garson. Hafiften alaycı bir bakışla eğilecek kadehine. Yarıdan biraz fazla doldurmasını niyet edeceksin (şarabı seversin sen) ki garson kurnaz adam çıkacak, gözler...
...h kırmızı şarapla hayal etmişti onu. Zarif, ince parmaklarıyla nazikçe tuttuğu kadehi yavaş yavaş çevirirken, kadehin içindeki şarapla aynı renk dudakları, kanatlarını yavaşça açan bir kuş zarafetiyle gerilip gülümseyen, aşık a...
...içebildiğim sürece vardı, bitkin düşüp sızana kadar huzursuz yaşıyordum. Bir kadeh daha içmeye gücüm vardı ve kadehimi dost yüzlü sohbet arkadaşıma kaldırdım, bir kadeh daha dedim, olur dedi ve doldurdum. Ellerim titriyordu, uyu...
...en ellerimden uzak Duydum, çok duydum Durdum, yalnızca durdum. Dar bir merdivenden indim Kahkahasına karıştım kadehinizin. Kalbi olmalı nefesin, Birbirine değdiği anda, ağaçları olmalı kuşların. Kuşlar da durdu. Son durağı olmayan...
...meyi seven bir hâli vardı. Belli belirsiz bir gülümseme kondu dudaklarına. Şarabından ilk yudumu hızlıca alıp kadehini gökyüzüne kaldırdı, açık gökyüzündeki yıldızlarla tokuşturmak istercesine. Sonunda ait olduğum yerdeyim! * *...
...İstanbul’un derinliklerine dalmaya var mısınız?” Grup coşkuyla karşılık verdi. Defalarca yaptığı gibi rehber kadehi kaldırdı, dibindeki rakıyı bir dikişte bitirdi. Köprü’nün üstüne çıktıklar. Güneş ortalığı kavuruyordu. Güneş...
...ilerleyen vaktinde İbrahim Başkomiser ikinci küçüğü istedi. Garson şişeyi getirdi, masaya bıraktı. Başkomiser kadehini doldurdu. Sormadan Tuncay’ınkini de. O gece kadehler hiç kaldırılıp havada buluşturulmadı. Defalarca Hamiyet...
...ecende Bir rakı masası kursun ay ışığı gölgesinde İlk ve son gecelere inat bitmeyen özlemlere Şerefine kaldır kadehi yükü omuzlaya gece! Taş olsun eller bir daha birbirine değerse Yazan: Murat Yağmur
...i ofise gelirken şarap getirmek zorundaydık. Eren Tekel’i böyle böyle zengin etmiştik. Ne çok Dikmen içerdik. Kadehimiz yoktu ama su bardaklarına doldururduk şarapları. Kendimizi değerli hissederdik - sanki Paris’te yazıyor, düşü...