...ne zamandır, onlarca belki de yüzlerce kalabalıklar içinde en iyi arkadaşımı. Unutmuşum kendimi alarak şöyle kafama göre bir yerlere gitmeyi. Sahi en son ne zaman uzaklaşmıştım böyle? On yılı kesin geçmiştir, ne acı. Bir tarl...
“kaf” sözcüğü
6 yazıda 7 geçiş bulundu.
kaf, kafa, kafadaki, kafadan, kafadar, kafalar, kafalara, kafalardan... eşleşmeleri dahil edildi.
...i. Bir daha olmayacak. Üstündeki halı kırpıklarını temizleyip ayağa kalktı. “Susadım ana sana da getirem mi?” Kafasını iki yana salladı kadın. Etekleri zil çalarak mutfağa seğirten kızının ardı sıra ünledi. “O nohutun altını da...
...eğe önce tereyağı, üstüne vişne reçeli sürüyorum. O da hep böyle hazırlardı bana çocukken. “Şu radyoyu kapat, kafam şişti Kemal!” Yerimden kalkıp kapalı radyoyu açıyorum. Kemal kimse artık! ‘Yan yana geçen geceler unutulup gi...
...çin gelmişti yağmur; her şeyi… Çetin yataktan kalktığı gibi bahçeye çıkmış, demir kapıyı var gücüyle açmıştı. Kafasından sular damlaya damlaya ve ayaklarının çıplak olmasına aldırmayıp gözlerini dikmiş, tam karşıdaki iki katlı eve...
...a gelmez Zihnimdeki sesini sevgiyle harmanlarım Aşkın frekansının eşliğinde Kendimi unutarak dinlerim Yastığa kafamı koyduğumda Yine seni görürüm kapının eşiğinde Gözlerimi kapattığımda aydınlatırsın karanlığımı Özlerim seni,...
...adı. Kalabalığı yararcasına hızlandım. Yanında durduğumda yere çömelip toparlanmasına yardım etmeye başladım. Kafasını kaldırıp bana baktı ve şefkatle gülümsedi. Savaşçı bakışlarından aldığım cesaretle “Ben de satmak istiyorum b...
...n yüreğinde sela veriliyordu… O da bir çöp aldı eline ve eşeledi gübreyi öylesine… Gözleri ahırın camındaydı. Kafası karman çorman. Çok geçmedi, fistanı güllü bahar bakışlı kadını gübre deliğinden çıkarken gördü. Her yeri pisl...
...Kalabalığın verdiği yetkiye dayanarak, azınlığa cellat, geleceğe acımaz olduk. Adımlarımız şiddet. Özgürlüğü kafese, başımıza da ayaktan taç koyduk. Şarkılarımızdan ‘mesele’yi, şiirlerimizden isyanı çıkardığımız o gün Yandık,...
...rı saksıya dikmek? Bir an, akşam ezanı sonrası erkenden evlere girilmesine benzer bir sessizlik oldu sokakta. Kafamı yukarı doğru uzattım. Bendeki de umut, sanki maviyi görebilecektim giriş katından. Güneş o anda hatırım için...
Kafasında tek bir soru vardı: “Annem acaba ne sever?” Hiç anne çocuğu olmamış kadar acemiydi. Bunu düşünmesi için belki önce bir anne kucağı gerekliydi. sekiz yaşındaydı. Ev ve okul arasında belki iki yüz belki de üç yüz metreden...