...stanbul’un karmaşasından kurtulmak için gidilebilecek en nadide yerlerden biridir. Kitabınızı alıp bahçesinde kahve ya da çay içip saatlerce oturabileceğiniz bir yerdir. İlk girişte içinize bir huzur dolduğunu gittiğiniz zama...
“kahve” sözcüğü
88 yazıda 156 geçiş bulundu.
kahve, kahvece, kahveci, kahveciye, kahvede, kahvedeki, kahveden, kahvehane... eşleşmeleri dahil edildi.
...uğunda kaygısızca süzülerek, annesinin koynunda uyuyan benekli bir kedi yavrusu misali gözlerini dinlendirir. Kahverengi saçları daha usulca dalgalanır ve öyle güzel bir melodiyle nefes alıp verir ki, daha önce hiçbir flütle bu ka...
...boyatan Aslı, bunun hangi renk olduğunu tahmin etmesini istemişti. 15-20 denemeden sonra pes eden Ziya, ‘Sade kahve!’ cevabını alınca, ’’Yuh!’’ diye bağırmış ve sigara paketine giden titreyen elleriyle: ’’Manyaksın kızım sen,...
..., bizler artık mecburi göç adamlarıyız… Kapalı ve renksiz gözleri kararlıydı. Bir sırt çantasına bir şişe su, kahverengi bir cüzdan, bir kazak koydu, çantasını yarım olarak kapattı, annem ve diğer aile üyeleri ile kucaklaştılar. B...
...i şer'en şimdi tam çöle düşmelik saatler şakağında perçin, nakışlı muşta yarası reytingi düşük, yakışıklı bir kahve kavgasından yadigar yüzünde yüzün yanımda değil yüzün değil yanımda bir gül. kabrinin toprağına uzandım, ben,...
...koyuverdi, Rıfat'ın son defilesinden bahsediyordu Vitali, Paris'e kaçma sebebinden, Vitali de güldü, hizmetçi kahve ve çikolata getirdiğinde ikisi Rıfat'ın defilesinde mankenin giymeyi reddettiği kıyafeti konuşuyorlardı.
...rmüş, yakında daha büyük işlerin peşinde koşturacakmış ama önce pişmesi gerekiyormuş böyle anlatmıştı mahalle kahvesinde. Daha anlatmaya başlamadan efsane haline gelmişti Kenan Abi. Her çocuk onun gibi olmak istiyor, kadınlar gece...
...ıyla bu merdivene dizilirlerdi. En üstteki kızın ellerinde daima, birkaç teyp kaseti feda edilerek bunun koyu kahverengi bantlarından şekillendirilen ponponlar bulunurdu. Buna ponpon kız derlerdi. Bu kız hep aynı hareketleri yapar...
...n hafta başı işime döndüm ve çalışmaya devam ettim. Sistemi sevmiyordum ama beni alt etmişti. İçeri girdim ve kahvemi hazırlarken vazgeçmeyeceğimi söyledim kendime. Belki haftaya, belki ondan sonrakilerde tutturabilirdim bu lan...
1870 Senesinin sıcak ve nemli bir Mayıs akşamı Mösyö Lampard'ın dükkanının önünde siyah bir fayton durdu. İçinden, düzgün giyimli, fötr şapkalı iki adam ellerinde siyah meşin çantalarla inerek Mösyö Lampard'ın dükkanında