...ek demektir, gürültüsüz haykırmaktır.” derken, Emile Zola “Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmalardan, rüzgârın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden başka bir şey değildir.” demiş. Blaise Ce...
“kalan” sözcüğü
245 yazıda 315 geçiş bulundu.
kalan, kalana, kalanla, kalanlar, kalanlara, kalanlardan, kalanlardı, kalanları... eşleşmeleri dahil edildi.
...et nasıl nefes alabilir? Oluyor küçük. Daha kötü, daha acı. Daha fazla götürüyor kan gövdeyi, bedeni, yüreği. Kalan sağları dahi bizim değil, neresinden tutarsın bu şehri? Kalabalığın içinde bomboş ellerim. Kendine yabancı, k...
...alindeydik. Büyük taş atacak olan "Ateşkes!" deyip evin yanına kadar sokuluyor, gülle gibi fırlatıyordu. Geri kalanlar O’nu bekliyordu. Atışını yapıp geri döndüğünde tekrar savaş naraları atarak saldırıyorduk hep beraber. Elime...
...hatırana açılan tenha perde arası Kırık, bezgin Kalbim şimdi kalbin Ağladığım ağladığın, Ben büsbütün Solgun kalan bir kitap arasında Yırtılıp kitap arasına konulmuş bir yaprak Ben yerinde duran öfke Bıkmadan öpüşlerde Saklı...
...iker, yeşertir yeryüzünü. Kimisi kana bular yaprakları. Bazıları da bir ağaç gölgesinde bekler payına düşeni, kalan kırıntıları... Bembeyaz sessizliğiyle kışın gelmesini beklerken, 47. sayımızla karşınızdayız. Yapraklar sarar...
...aklığını duyuyor Suçlunun kanından beslenen dört duvar Bu olaya da şahitlik etmek istemiyor Yerdeki maktulden kalan geriye Art arda sıralı iplerde unutulan çamaşırları Ne zaman bir rüzgâr değse Duyulur maktulün ağıtları Bir y...
...ksız göğe uzanan kollar O kollardan kurtulmaya çalışanlar Yansımalar çok etkileyici diyorsunuz Arkada gölgede kalanlar var Siz onları görmüyorsunuz Biraz sonra geriliyorsunuz Resim geriyor sizi Meraklanmayın Gustave Dore bile uz...
...kör olmuş gözleri Surlar boyunu aşmış karanlık etmiş sarayları Yıktırmış kral gölge eden her şeyi Ölen ölmüş, kalanlar kaçamamış düzenin başından Her şey böyle başlamış ve bitmiş Birileri ermiş muradına Birileri ermiş bu uğurda.
...bir bölümüne fidan dikeceğim; evet benim fidanım. Senin karanlık ve hastalıklı düşüncelerinin arasında benden kalan bir anı filizlenecek ve sen buna ‘dur’ diyemeyeceksin. Isırgan otların fidanımın köküne nüfuz edemeyecek. Ben...
...masa şaşkınlığını bir kat daha arttırdı. Tüm gösterişiyle tavandan sarkan avize masayı aydınlatıyordu. Odanın kalan yerleri loştu. Gülsüm şaşkınlığını attığında dikdörtgen masadaki altı sandalyenin karşısında duran tabakları...