...durmadan söylemek kolay mı zannediyorsunuz siz? Şu naylon poşetler yüzünden gün ışığına bunca zamandır hasret kaldım. Kulaklarım kirişte geçti; ha Saliha Hanım beni hatırlar, ha biri bana ulaşır diye. Bir gün ansızın, çekmeced...
“kaldı” sözcüğü
192 yazıda 246 geçiş bulundu.
kaldı, kaldık, kaldıkları, kaldıklarına, kaldıklarını, kaldıktan, kaldıkça, kaldılar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...yürek mi yedi anlayan olmadı ki umursayan da yoktu hani, Seyfi sabah ikramında tam üç kek verdi kıza ama kız kaldırıp bakmadı bile. Ne uyku uyudu, ne bir bardak su içti. Bitirdi koca yolu öylece. Otobüs İstanbul’a varır varmaz...
...ları belli bir sistematiğin temeline dayalıdır ancak hiçbir birey bir diğerinin birebir aynısı olamamaktadır. Kaldı ki, "ben" diye düşünülen ve "irade" olarak adlandırılan bu zihin mekaniğinin her bireyde ayrı olduğu düşünülü...
...lca. Sinan’ın tuttuğu şapkaya para atıp gitti. “Bırak kızı mızı ya! Sahiplidir zaten o kız. Sen ne kadar para kaldırdık ondan haber ver?” Şimdi hiç görmemiş gibi devam edebilir miyim? Belki başka bir sefer dinlemeye gelir. Sustum...
...ılsıklam olmuşlardı. Sobanın yanına bir sıra çekip Zehra’yı oraya oturttum. Ayakları kuruyana kadar o şekilde kaldı. Isındıkça yüzüne bir tebessüm yayılıyor, eski neşeli hâline geri dönüyordu. Üçüncü dersin sonunda: “Öğretmen...
...berin kardeşinin adından (Aran) geldiği bilgisidir. Hatta Hz. İbrahim’in, Filistin’e gitmeden önce bu şehirde kaldığı rivayet edilmektedir. Bundan dolayı bu şehre Hz. İbrahim’in şehri de denilmektedir. Harran adıyla ilgili en d...
...ormayı. Anneannemin cebinden çıkanlarla saatlerce dolanırdık geçmişin çatlamış sözcüklerinde. “Ziyaretler baş kaldırmış, zemherinin ortası, benim bacaklarım daha kanlı pembe, iyileşmemiş tam. Soba başında parmaklarımız yana yana...
...Pat! Tüm ışıklar yok oldu, tüm renkler, tüm o pırıl pırıl ayrıntılar. Hayatta en çok korktuğun şeyle baş başa kaldın.” “Hayatta en çok korktuğum şey yalnız kalmak.” “Hayatta en çok korktuğun şey yalnız kalmak. Bu yüzden pencer...
...zyon seyreden ilkokul çocuğu gibi; seni seyretmeyi ihmal etmiyordum. Kollarını kavuşturmuş, omuzlarını yukarı kaldırmış, küçülebileceğin kadar küçülmüştün. Ayağının altına serilmiş, hayali bir ipin üstüne basarmış gibi özenle atı...
...zlama karıştırmanın kederi, unutmanın o ağır utancı olarak omuzlarına yüklenir ve itiraf edersin kendine. Her kaldırım, her okul yolu, her otobüs durağı anılarından tutup birini getirir. Tıpkı mezarından çıkarmak gibi, hayatının...