...latan Leyla ile Mecnun'un hikâyesini okuyup gerçek bir aşk hikayesinin izini sürmeye çalışıyor. Böylece orada kalırken zamanla o aileden biri hâline geliyor. Aşkın her zaman yardımcı olamadığını, bazen kendimize sahip çıkmamız g...
“kalır” sözcüğü
79 yazıda 85 geçiş bulundu.
kalır, kalırcasına, kalırdı, kalırdık, kalırdım, kalırdınız, kalırken, kalırlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...nadir yaşanır fakat ilginç durumlar doğururdu. Hem gelen misafir hem ev sahibi pişman pişman oturmak zorunda kalırdı. Misafir girmek istemez sonra gelelim diye ısrar ederdi. Ev sahibi kapıya kadar gelen misafiri geri çevirmez,...
...poşeti fırlattı. Poşet konteynerin içine girmek yerine köşesine çarparak yırtıldı. Poşetin ilmik yeri köşede kalırken içindekilerin çoğu yere dağıldı. Demir köşeden açık bordo rengi bir sıvı yere dağılan eşyaların üstüne hızla...
...ermi bir girdap olur Çıkar Karadeniz'in yokuşuna Yüreğimdeki ince sızı asırladır tek başına. Genç er Genç şer Kalır fırtınadan geriye. Direnirler dört bir yana ve yaman evlatlara Korku artık öğrettiğimiz bir hâl Yelkenleri in...
...gelin oldu diye zil takıp oynuyor demez mi? Ağır olmak lazım. Ne demişler; yeğniyi yeller alır, ağır yerinde kalır… “Kıyamam sana anne. Biliyorum, yükün ağır olmasaydı sen de bana kıymazdın. O duruşunun altında neler hissett...
...ntü, ahlaki yük gibi kavramlara da götürebiliyordu bizi. Bandersnatch’te ise yaşanan birçok şeyin sebebi bana kalırsa yok. Şiddetin doruğunun yok yere arttığı ve izleyicinin sadist hislerini besleyen birkaç sahne mevcut. İzleme...
...kirpik uçlarınız bana hasret kalacak her daim. Belki de ilk sigaramı bu satırlarda içeceğim. O güne kadar sağ kalır mı nefessiz bıraktığım ciğerlerim, sinmişlikler yok ediyor hücreleri. Bence müziksiz bir hayatın ahengi yoktu...
...hoşlanmazsa? Ya her şeyi mahvedersem? Eski ben yok artık. Ya yeni ben de yok olursa? O zaman ben diye bir şey kalır mı? Türlü sorular ve kuşkular eşliğinde daveti kabul ettim. Artık ne olacaksa olsun istiyordum. Yer ve zaman...
...k gelinciğin sapına geçirirdik. Bir tarafından birkaç yaprağını çeker alırdık. İçindeki topçuğun yarısı dışta kalırdı. Kırmızı duvaklı, siyah saçlı bir baş olurdu. Ama yüzü boş. Kaş göz çizerdik üzerine. Dudak yapardık özene be...
...ayakkabıları giyip dans etmek… Büyüleyici gelirdi. Sanki zaman bu odada hiç ilerlemez, hep o eski zamanla da kalırdı. Kapının önüne geldiğinde durakladı, sanki birazdan arkasından babaannesi seslenecek ve yakalanmışlık hissi i...