...El arabasını zoraki çekiyor ve karın doldurduğu sokaklardan geçirmeye çalışıyordu. Sonunda geldi, arkadaşı da kalkıp gitmişti. O da hayat kavgasının eşiğinden adımını atmıştı. Portakal yoktu yerinde, demek ki almıştı. Pazar ar...
“kalk” sözcüğü
28 yazıda 38 geçiş bulundu.
kalk, kalka, kalkabildik, kalkabildiklerini, kalkabildiğimizdir, kalkabileceği, kalkabilen, kalkabilirim... eşleşmeleri dahil edildi.
...a gelmiş güruh alkışlarla eşlik eder, ardından sözüm ona sanatçı çıkıp bu durumun gayet insani olduğunu izaha kalkışır. Sırf yan baktı diye birisini öldürebilecek hale getirildiysek, şayet insanlığımızı bu denli kaybettiysek, to...
...ınca ellerini kurtarabilecek kadar boşluk bulmuştu. Ellerini kurtarır kurtarmaz ayaklarını çözdü ve koltuktan kalktı. Ateş kuyusuna gitmesi gerekiyordu. Geri sayım başlamış, tesis hoparlörlerinden ‘Son beş dakika.’ sesini duyu...
...cı Hüsnü ile bir an göz göze geldiler. Hüsnü, İdris'e yanına gelmesi için göz ucuyla işaret etti. İdris ayağa kalktı ve taburesini de alarak Hüsnü'nün yanına geçip oturdu. Anlaşılan, Mekri'nin geri çekilmeye hiç niyeti yoktu....
...bir düşüş yaptı. Taklalar atarak yuvarlanıyordu. Tesis güvenliği arabalar ile takibe başlamıştı. Jacob yerden kalktı. Seke seke araca bindi ve arkasından gelen silah seslerine aldırmadan telefona sarıldı. ‘Geciktin!’ ‘İstediği...
...ireciler Çarşısı'nın birçok esnafı gibi o da kem talihin kurbanı olmuştu. Esnaf arkadaşlarından borç istemeye kalkışsa, biliyordu ki onların halleri de kendisinden daha iyi değil. Hayatı boyunca kendi kendine yetmeyi bilmiş, ele...
...du kurmak Jacob? Yenilmez bir ordu. Hiç yaşlanmayacak devasa bir ordu.’ ‘Delirmişsin sen!’ Oturduğu tabureden kalktı Rundstedt. Elindeki bira bardağını barın üzerine koydu. Jacob'a doğru yürüdü. Jacob bir iki adım geri attı am...
...baktı Hıdır, "Nuri kaç para eder" diye sordu boş eve, boş ev soruyu duymazlıktan geldi cevap vermedi Hıdır'a, kalktı valizini hazırladı, Nuri'ye işlerle ilgilenmek için gitmesi gerektiğini ne kadar kalacağının belli olmadığını...
...kata, Rüstem'in odasına buyur etti. Hüsnü, dimdik, vakur bir yüz ifadesi ile odadan içeri girdi. Rüstem ayağa kalktı, Hüsnü'nün elini sıkarak masasının tam karşısında duran koltuğu, oturması için eliyle işaret etti. - Hoş gelm...
...yancılardan biriydi bu. Evet! Tam olarak hatırlamıştı; Tulumbacı Hüsnü’nün yancısı idi. Fesini düzeltip ayağa kalktı ve yancıya yaklaştı. O ana kadar mekana giren bu ince, uzun, çilli suratlı, çakır gözlü delikanlının kim oldu...