...ikiye bölünüyordu. Ulu kadın yavaş adımlarla bana doğru geliyordu. Yüzünü seçemiyordum. Aramızda birkaç adım kalmışken ve tam kavuşacakken bütün ışıklar bana çevrildi. Sahnenin karşısından iki keskin ışık üzerime doğru geliyordu...
“kalmış” sözcüğü
166 yazıda 199 geçiş bulundu.
kalmış, kalmışken, kalmışlar, kalmışlardı, kalmışlardır, kalmışları, kalmışlık, kalmışlığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...k bıraksalar… Kaç aylık, kaç günlük ömrü kaldı bilmiyor. Ama hissettiği bir şey var. Çok yakınında artık geri kalmış saatleri. Hiç gitmese, hiç bitmese… Kapatsa gözlerini, sonra açsa, sonra kapatsa. Bir daha açmamacasına… Dalg...
...aydın dağıtmıştı. Şimdiyse gülücükleri bitmiş yerine dümdüz bir çizgi hâlini alan, pembesi silinmiş dudakları kalmıştı. Esnedi. Gülümsedi. Az daha esnese ağzı yırtılacaktı. Bardağı kahverengi sehpaya bırakıp parmaklarını çıtla...
..., sarhoş etmeye yetmişti onca mesafeden. Gözlerini açtığında yıkıldı. Aniden patlayan fırtınanın orta yerinde kalmıştı, çaresiz. Uzun boylu, özenerek giyinmiş adamın parmakları dalgaların arasında dolaşırken, göremediği yanağa ö...
...üzün bir parça tedirginliğe teslim oldu vedalaşırken. Yediye anca ulaşmış yaşının iki katı kadar vedaya maruz kalmıştı. “Sevgi Teyze diş perisi badem şekeri bırakmıştı ya onları sen ye ama sakın şişko Hamdi’ye verme!” Elleri t...
...dönüp kapıya doğru yöneldi. Hemen ciddi bir havaya büründüm. Ve seslendim: ‘Beni öldürmeni istiyorum!’ Donup kalmıştı. Sırtı bana dönük olmasına rağmen surat ifadesini tahmin edebiliyordum. Sonsuza kadar donamazdı. En sonunda b...
...u hiç, hatırlamıyorum. Ateşli sevişmemiz sonrasında yüzüme duran gülümseme var bir tek aklımda, zamanda asılı kalmış duruyor. Sonradan çok düşündüm bu gülümseme üzerine. Acaba çok mu aptal görünüyordum ki hızlı hızlı toparlanı...
Piyano tuşlarına basılı kalmış elleri Kış görmeden açan çiçekler gibi eksik Bir yanım kaşlarına asılı kalmış Bir yanım yok olmuş, dedi. Hayatına mal olur kısa dönem geçici kararlar Karanlığa ışık tut; Her gerçeğin arkasında el...
...e ediyordum ve benim onu değil, onun beni araması lazımdı. Bu arada beş, altı kilo vermiş, bir deri bir kemik kalmıştım. Parmağımdaki yüzüğü bol geliyordu artık ama yine de takıyordum. Sonra bir gün dayanamadım, Bodrum'a gitti...
...geldi. Tuhaf bir şey vardı. Zaten bugün yeterince tuhaflaşmıştı. Mezarlığın su döktüğü kısmı ıslaktı, dünden kalmış olması imkânsızdı. Sıcaktı buralar. Toprağa dökülmüş bir şişe sudan yarına eser kalmazdı. Etrafına bakındı, b...