...n. Yukarıda yine geniş bir sofa ve en az üç oda var. Sofada ve odaların her birinde divanlar ve cam önlerinde kanaviçe örtülü sedirler var. Sedirler ne kadar da hoş bir hava katıyor evlere; gösterişsiz ve sade... En çok da camda...
“kana” sözcüğü
25 yazıda 37 geçiş bulundu.
kana, kanaat, kanaati, kanaatim, kanaatindeyim, kanaatine, kanaatini, kanaatkâr... eşleşmeleri dahil edildi.
...zlıktan sararmış, birçoğu eksik olan dişleri görünecek kadar yürekten güldü. - Sağ ol, dedi. Yükünü yüklenip, kanaat ederek düştü yollara. Kahvaltı nevalesi hazırdı artık. Belli ki fazlasında da gözü yoktu. Sıcak bir pazar kah...
...timai ilimler sahasındaki araştırmalara mübeşşirlik etmiştir. İbni Haldun, Ziyaeddin Fahri- Hilmi Ziya Ülken, Kanaat Kitabevi, 1940, İstanbul Filozoflar tarih boyunca insanı farklı şekillerde tarif etmiştir. Bu tarifler arasın...
...sessizliği bozdu. “Efendim! Lütfettiğiniz bilgilere göre sizleri en iyi ancak bu gözlüklerin tamamlayacağına kanaat getirdim. Umarım sizin de içinize siner.” Önce evin hanımı, sonra genç kız, ardından bir an önce şu seremoni...
...ktık yerine cebi, merakımız yerini yürek ağrısına bırakmıştı. O günden sonra bir daha sormadık kimsesizliğini kanatan sorular ve her gece anneannemin çukurlarına girip uyuduk.
...erziden o gün alınmış da hemen deklanşör karşısına geçilmiş gibi görünen o güzelim takım elbiseyle ne demeli! Kanatlarının altına çocuklarını alıp vakur bir duruşla poz verdiği resim öylece donmuş çerçevenin içinde. Sevmiş miydi onl...
...akıp gülümsüyordu. Nefesini hissediyordum, güldüğünü ise seziyordum. O an, bir daha bu kadar sevilemeyeceğime kanaat getirdim ve ayrılık konuşmamı yapamadım. Babamla olan ortak yaratılışımız geldi aklıma ve sessiz sürdürmek zo...
Özgürlüğüne/özüne uçuşun, Kendi tel örgülerinden, öğretilmiş senden sıyrılarak “salt sana” kavuşman, Kanatlarının dümenini çevirdiği yolda yol alman, Sen gibi sevmen, sen gibi öpmen, sen gibi koklaman hayatı, Senlerin hükmünden kopu...
...r yitik. Bir şehre düştü son cemre yalnızlıkla el ele. Sana çarptı. Yakalamak için çırpındı bütün solucanlar. Kanatsız tilkiler, bu sonbaharda sensiz. Son kez bir cemre daha düştü, Kaybettik bütün yaşayanları. Tanrı bir kelime o...
...yavaşlamadım, ellilerde giderken nasıl olur da daha fazla yavaşlayabilirdiniz ki, en fazla sinyali alan radyo kanalını açtım, büyükbabaların seveceği türden bir klasik müzik çaldığını duyunca sesi yükselttim, hafifçe camı aralay...