...r dağı aşarcasına Ayağı su toplamış Ne kadar da çok benziyor Odam fanusa Bir karınca günlerini sayıyor içinde Kanadını vuruyor mazgallara Ayağı kanamış Ne kadar da çok benziyor Odam fanusa Bir karınca çığlık çığlığa haykırıyor i...
“kanadı” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
kanadı, kanadıkça, kanadım, kanadımı, kanadın, kanadına, kanadında, kanadını... eşleşmeleri dahil edildi.
...elindeki gazeteyi pür dikkat okuyordu. Vapuru takip eden martılar, sadece kızın umurundaydı. Onlardan birinin kanadında olmak… Uçmak, uçmak… Enginlere… Bir daha o eve dönmeden annesine gitmek... “Öldü,” diyorlardı onun için. Yala...
...İlk deneme Hezarfen’le Galata kulesinden Üsküdar’a Bende her daim volta, geçmişten yarına, sonsuz semada İki kanadı eksik de olsa, ruhum durmaz çakılı hiçbir mekâna!
...lar uzak Havada öylece tek başına asılıydı Habercisiydi kuşlar gideceğinin Ötmüyorlardı Uçmuyorlardı dalından Kanadı kırık gibiydiler Gönlü kırık gibi bambaşkaydılar Her şey bambaşkaydı o gün Biliyorlardı gideceğini Yazan: Yiğ...
...şünüyorum ama yokum ! Şimdi bir bulutun gölgesi vurmuştur yamacına, Uzanıp gölgene uçurtma uçursam, Bir kuşun kanadı olsa ellerin, Ve nihayet kuşlar uçmayı unutmamış olsa Bir de anılar... Anıları kokularıyla anımsamak ne de gü...
...dar uzayınca kirmeni eline alıp çubuğun ucundaki düğümü çözerek eğrilmiş ipi yumak olacak şekilde aletin dört kanadına çaprazlama sarıyor. Sonra çubuğun ucunu tekrar düğümlüyor, yeniden kolundaki yünden on beş santim kadar çekip...
...iz inanırım efendim mesela saf tutmamış gaz bulutlarına veyahut uçmaya çalışan bir meteora en güzeli kuşların kanadına koloniler kurabilirim evlatlarım olur belki çocuklarım yaşarım yaşlanırım cuma gecesini beklerim ölmek için ş...
...ilist seremoniler… Muğlak söz verişler, yemin eder tapınağımda Tablosunda ressam, bir ağıtı resmeder Kuşların kanadı kan, Sıcak renkler yok artık… Yok artık, canına yandığımın hayatı Bıktım mı? Asla! Hangi kâbustur ki uyandırı...
...irlerine boca etmekten geri durmuyor, duramıyor; güneş batıp tekrardan doğdukça, kırıyor ve kırılıyor, acıyıp kanadıkça, kabuk tutan yaralarla eskiyorlardı. Hayatlarımızın yuvarlanıp gitme ezberinin, onlardaki izdüşümünde, ilişki...
...eşiğe bin selâm, yaralandığım hançere ve çiçekler sabah sayımında hep bir eksiktir mahpusluğunu yoklar içim, kanadı kırık güvercin diye çağırdığım zamanlar seni gözünün akında gördüğüm kan yanığı çöl sıcağı bir de geç kalmış...