Avluya açılan demir kapıya yaslanmış oğluma: “Sen git yavrum, bekleme beni,” demiştim. Ayakta öylece dikilmesine içim elvermemişti. Kapı önündeydim. Soluk mavi rengiyle anılarımın bir köşesinden bakıp duruyordu bana. Titreyen...
“kapıya” sözcüğü
75 yazıda 104 geçiş bulundu.
O caddenin en işlek kafelerinden birinde, kapıya en yakın masada oturuyordu adam. Siparişi yoktu daha. Ellerini masada birleştirmiş; gergin bacaklarını, sallayarak rahatlatmaya çalışıyor ve aynı zamanda etrafa kaçamak bakışlar...
...aratan zilin sesiyle kendisine gelebildi. Tam her şeyi bitirmek üzereyken bu da neyin nesi şimdi? Onu ısrarla kapıya doğru iten çok güçlü bir his vardı. Tek hamleyle boynunu sıkıca kavrayan ipten kurtulup sandalyeden indi. Bed...
...oku karşılamıştı gelenleri. İçeride dolaştılar, konuştular. Her şey normal görünüyordu. Tam iyi işler dileyip kapıya yönelmişlerdi ki yaşlı ortak durdu; gözü mankenin üstündeki takım elbiseye takılmıştı. Mağazadakilerin morali...
..., kucağına kıyafetleri emanetmiş gibi bırakılan bir adam kapıdan kovulmuştu. Adam, sarhoştu. Ardından kapanan kapıya küfürler edip, dönüp arkasını yürüyüp gitmişti. Hava ayazdı. Adam, titreyerek atıyordu adımlarını. Dudakları...
...adın üç katlı apartmanın giriş katındaki 1 Numaralı dairenin önünde betonun üzerinde oturdu, ağlamaklı. Çalan kapıya içeriden bir ses yok. Yalvarırcasına çalıyor kapıyı. Bir yandan ağlamaktan kızarmış gözlerini siliyor bir yan...
...n yanındaki terzinin çocuklarıyla oynamak isterdim. Daha on metre yaklaşmadan izbandut gibi bir kadın çıkardı kapıya. Elini beline koyar bağırırdı: “Suat! Seda! Hemen içeri. Hadi bakalım.” Mızmızlanırdı çocuklar. Kadın sesini...
...ildikten sonra bir iç çekiş döküldü dudaklarından. Ardından daha çok gözyaşı. Kafamı oyuncaklarımdan kaldırıp kapıya doğru bakınca uzun paltosu içindeki heybetli görünüşüyle duran babamın kapıdan anahtarı çıkarmaya çalıştığını...
...nda getirdikleri kundura cilası ve kadife bezle geyiğin boynuzlarını parlatırlardı. Şafak söküp güneşin şavkı kapıya vurduğunda, cilalanmış boynuzlar ışıl ışıl parlar, bu hal, gelip-geçenlerin gayrı ihtiyari gözlerine batardı....
...dı. “Al bunları gözümün önünden ağabey, at bir yerlere, ben artık Semra’nın nefes aldığı hiçbir şeyi göremem. Kapıya yanaşan kamyona tüm sandalyeler yüklendi. Ardından Selim’in bu saatten sonra benim de işim olmaz artık sinema...