...çbir soruya yanıt verememiş olmak düpedüz onur kırıcıydı. Her yeni soruya doğru cevap veren çocuk sanki gelip karnına bir tekme atıyordu. Tuhaf bir şekilde sorulara yanlış cevap da verilmiyordu. Sorulan elli sorudan belki bir b...
“karnın” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
karnın, karnına, karnında, karnındaki, karnından, karnını, karnının, karnınız... eşleşmeleri dahil edildi.
...uk… Güzeldi, geldi, gitti. Yemeğini yemiş, patilerini ve tüylerini yalayan kedisine çevirdi yüzünü. -Bugün de karnın doydu bakalım. Yarına Allah büyük. Dedesinin, kızılcık ağacından yaptığı bastona dayanarak ayağa kalktı. Yarı...
...bakış için umut vadeden örneklerdendir. Ancak dilin gelişim yolculuğunda bu bakış, "Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.” - "Kız girdi on üçüne; ya erdedir ya yerde.” anlayışına dönüşmüştür. Her köşe baş...
...mızırdanıyordu. “Abey, ben de binmek istiyem.” Fistanı güllü bahar bakışlı kadın; kuzularım siz doyurdunuz mu karnınızı, derken gözlerini ferlendirdi. Çocuklar bisiklet kavgasının ateşiyle duymadılar annelerini ama ekşimiş ayran...
...n "bu kadar sokak yeter, evde oyna biraz da" deme ihtimali vardı. Böylece kayısı çekirdeklerinden çok yedi ve karnını doyurdu Kudret. Akşam evde öyle çok kustu ve annesi öyle panikledi ki, Kudret bu yalanı da annesine acıdığınd...
...rcınlar, yakalanma korkusuyla kaçmış ondan. Kızgın, hırçın ve sinirli bir kara karganın bir çulluk cesedi ile karnını doyurduğunu izlemiş. Toprak parfümlü, ince belli, lüle lüle saçlı, kıvrak esmer güzeli Nazlı Yol’un sonuna ge...
...ve ekilen tohumlara ise “değer” adını vereceğiz, toplumsal değerler bazen zedelenecek ama yine de çoğunluğun karnını tok tutmaya yetecek, diyoruz ya, hayat aynı tempoda devam edecek… Henüz çok da uzaklaşmamışken yeni bir kalab...
...şka olurdu. Şimdi karşısına geçmiş hoplayıp zıplayan balıklar, o günlerin intikamını alıyor gibi geldi ona. - Karnındaki bebeymiş! Ne malum senden olduğu Celil’im? Yılların intikamı işte böyle alınır ifadesinin yüzünü kaplamasına...
...ha sonra eczane sahibi kadın dükkândan çıkıp o iki kız çocuklarına sesleniyor: “Saba! Eda! Gelin buraya, daha karnınız acıkmadı mı?” Kız çocuklarından bir tanesi, küskün, sinirli ve mağrurca omzunu silkiyor. Dahası bu da yetmezm...
...cılarından yüreğinde dağlar yaratmış, etrafına bir kuş sesi dahi geçirmeyen beton duvarlar örmüş, bacaklarını karnına kadar çekip tek başına karanlık odasında yok olmayı bekleyen bedenine çiviler batırılmış bir ruhtan ibaretim....