...ının olması? Tanrı var. Tanrı duy! Zamanı yedik. Zamanın yedisindeydik. Toz bulutu çekildi bugün karıncaların kasabasına. Emek öldü. Barış yıprandı. Hak tükendi. Nefes soldu. Kardeşlik zalim karıncaların ayakları altında ezildi. Z...
“kasa” sözcüğü
6 yazıda 8 geçiş bulundu.
kasa, kasaba, kasabada, kasabadaki, kasabadan, kasabalar, kasabalara, kasabalarda... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...erilmesi, tekdüzeliğin bozulması anlamında oyuna önemli katkılar sağlamış. Tek dekorlu olmasına ve bir kamyon kasasında geçmesine rağmen kahramanlar arası diyalogların zenginliği sayesinde oyunun ilgi çekici olması sağlamış. Bunu...
...ltukla olduğu yerde arkasına dönüp cebinden çıkardığı anahtarı ile ardındaki duvara yapışık duran yeşil çelik kasanın kilidini açtı. Kasanın rafından, kağıt 50 kaimelerden oluşan yüzlük bir deste alıp toplam 5000 kaimeyi masanı...
...andırılmış. Artık yerleşik kentlere garip -neredeyse korkunç- bakış açısıyla bakılacak bir dünyada kentlerden kasabalara bütün kentler tekerlek üstünde "yürüyorlar." Uzak bir gelecekte geçmesine rağmen tabiri caizse post-apoka...
...alışır dükkanda. Hıdır ve Nuri dükkandan içeri girdikleri gün; Hemi neredeyse kırk yıllık arkadaşı Vitali ile kasa bölümünü koruyan ve kapatan masif ceviz oymalı yüksek paravanın arkasında oturmuş kahve içip sohbet ediyordu....
...a’nın en güvenli çelik kapısını aşarak, elmas dolu 173 kasadan, 109’unun içini boşalttık. Tam hatırlamasam da kasaları elmas dışında oyuncak, kömür ve makarna vb. ile doldurmuştuk. Kendime bulduğum yeni isim çete lideri Leonardo...
...cakmış gibi hissediyordu. Televizyonda gördüğü her şeyi böyle gözüyle görmek onu çok etkilemişti. Terk ettiği kasaba da yüzyıllarca uzaktı artık ona. Hızlı adımlarla çirkin bir beton yapıya girdi ve isim bölümünde beklemeye ba...
...ok sinirliymiş…” yorumları yapıyor. Ahırım yok ama et tüketimim mevcuttur, vergilendirilmiş ineklerle çalışan kasaplara gitme sebebim de budur, hayır, hayvanseverlere destek olsun diye değil; en azından vergilendirilmiş ineklerin...
...evirdim. Orta sertlikte oluşuna sevindim. Bakalım bu kez bahanesi ne olacak düşüncemin dudaklarımdan aktığını kasadaki kızın “Sever, sever yumurcak,” demesi ile anladığımda yüzümde acı bir gülümseme belirmesi hiç de garip değild...
Nisan 1920’de, İtalya-Avusturya sınırındaki bir kasabada yazılan, “Sevgili Bayan Milena, İki gün bir gecedir yağmakta olan yağmur, muhtemelen geçici olarak, biraz önce dindi.” kelimeleriyle başlıyor Milena’ya Mektuplar ve 1923’t...