...tabak, ortada bir tabak dolusu lahana turşusu vardı. Tabakların yanında desenleri birbirinden farklı görünen kaşıklar duruyordu. Kadın tencereyi getirdi. E hadi buyurun, kendime yapmıştım, bilseydim…, cümlesini tamamlayamadı. Ç...
“kaşık” sözcüğü
17 yazıda 22 geçiş bulundu.
kasıklardan, kasıklarımda, kasıklarına, kasıklarından, kasıklarını, kaşık, kaşıkladı, kaşıkladığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...edilmişti, hangi yönden geldiği hiç bilinmeyen ve merak da edilmeyen hoparlörden. Soğuyan çorbasını ekmeksiz kaşıkladı kızıl saçlı kadın. Diğeri de onu izliyordu hissettirmeden. Yolda belki o da kendi hikâyesini anlatırdı bu kad...
...rken tatlıcı Resul Usta’ya uğramayı unutmuyordu. O kadar nazik, o kadar düşünceliydi ki tabağına koyduğum iki kaşık yemeğin yağını süzerken bile, bana göstermemeye gayret ediyordu. Evlenince annemin dırdırından da kurtulmuştu...
...ça küçülüyordu. Oysa ben onu görmüştüm. Tereyağının üzerine kondurulan bir bal tanesi kadar zorla sıyrılmıştı kaşıktan. Ve tek bir dokunuşta ölmüştü. Gördüm. Resmen kaybolup gitti nefesimde. Annesi ve babası ayrılmış, küçük bir...
...uzdolabını kapa, ocağa dön; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları ve kaşık-çatalı sudan geçir; eğil bulaşık makinesinin kapağını aç. Akıttığın bulaşıkları makineye diz. Nerede kalmıştı...
...Garson bile anlıyor şaşkınlığını, gülümseyerek bakıyor ona. Elleri titriyor kaşığa uzanırken. Ekmek doğrayıp kaşıkladığı mercimek çorbası nasıl da nefis. Sıcak yemek yemeyeli asırlar olmuş gibi. İçini tarifsiz bir hüzün kaplıyor,...
...şte geliyor. O balık etli kalçaları yok mu, beni benden alıyor! Aklım perçemlerinde savrum savrum savruluyor. Kasıklarımda bir sıcaklık kımıl kımıl dolanıyor yine işte. Hayat seninle güzel be kadın!
Salona girdiğimde konuşmaları aniden kesildi. Çay kaşıklarının şıngırtısı dışında çatal, bıçak hatta peçete sesleri bile duyuldu uzun zaman. Tutamadım kendimi artık. "Geldiğinizde bıcır bıcırdınız; ne oldu kızlar, ne bu hâliniz?" so...
...larımın arasından. “Okuyorum sadece.” O gece Gaye’ye sıkı sıkı sarıldım, boynunu, kürek kemiğini öptüm, elimi kasıklarına doğru götürdüm. Bana döndü, dudaklarımdan kibarca öptü ve yarın erken kalkması gerektiğini, bugün işte çok yo...
...manın derinliklerinde unutulmuş, çürümüş eti sızlamaya. Anneannem çok mu istemişti Fatma olmayı, ayının tabak kaşık çalmasını, “çocuk susmuyor gel” demesini? Yoksa çok mu yalnızdı? Onun ceplerinden her şey çıkardı, tüm dünya...