Ahmed Arif… Akarsulara, ovalara, ufku zihin zorlayan denizlere, okyanusun hayaline, yârin kara kaşlarına, tek tek sayılmaya layık kirpiklerine, ellerine… Misalini gereğinden fazla çoğaltmamız mümkünken Ahmed Arif doğduğu Diyarbak...
“kaşları” sözcüğü
11 yazıda 11 geçiş bulundu.
kasları, kaslarım, kaslarımın, kasların, kaslarındaki, kaslarını, kaşları, kaşlarım... eşleşmeleri dahil edildi.
...ı anda üç güzel şey birden oluyorsa orada bir durmalıydı, çok sevinmemeli fazla gülmemeliydi; böyle görmüştüm kaşları hep çatık dedemden. Henüz kimselerin göz dikmediği, koca koca şirketlerin pay edebilme için yarışa girmediği,...
Oysaki âşık olunacak hiçbir şey yoktu ortada Yalnızca çok güzeldin ve o kadar Kanatlanınca kaşların beş on milyar kuş göç ediyordu Avrupa'dan Afrika’ya doğru Ama seni görmeden önce Runeşya Hepimiz kuşlar kadar tedirgindik Göçten...
...çin bir dizi ilaç tedavisi uygulanması daha doğru olur”. Ünal “hımm” gibi bir ses çıkardı. Dudaklarını büzdü, kaşlarını kaldırarak başını iki yana salladı. Sonra uzunca bir süre konuşmadık. Sonra sessizliği yine Ünal bozdu: “Dedi...
...abama çevirdim, heyecanımın içine merak sinmiş bakışlarımı. Babam yüzünü televizyona henüz dönmüştü ki birden kaşlarını çattı. "Bu ne sapıkça bir laf!" dedi. Yanlış tespitimin yaşatmış olduğu hayal kırıklığını içimde hissetsem de...
...solukta inmiş, dudakları titriyor. -Faruk Bey, müdür bey sizi çağırıyor çok acil. Elleri hala cebinde olarak kaşlarını çatmak istediyse de muvaffak olamadan çaycının yuvarladığı baklanın altında ezildi: -Bankada çok kötü şeyler...
...nim vicdanımda katil hep babamdı. Her an çamaşır suyu kokardı annem, güldüğü nadir anlarda bile daima çatıktı kaşları. Rutubetten kaynaklanan o küf kokusunu bastırması içinmiş sürekli kızartma yapması, ben bunu çok sonra öğrenm...
...akan gözyaşlarını yol etmişti yanaklarıyla. Ardından böğürdü, sesi ölgün kurbağanın gülümsemesine neden oldu. Kaşları sert, kulakları kabaca, gözlerini kıstı sımsıkı. Gözbebekleri yuvasına dönmüş, uykuya yatmıştı. Mavzerini çek...
...geride dizilerek Dolmabahçe Sarayı'nda Fuat Paşa'nın huzuruna çıktılar. Fuat Paşa öfke dolu bir ses ve çatık kaşlarıyla karşısında, ellerinde fesleri saygıyla saf tutmuş sözcülere seslendi, - Deyin bakalım efendiler! Nedir bu nüm...
Biraz daha düşününce bu asabi halini haksızlık olarak gördü Sevgi. Dedesinin Ahmet'i almaya gitme fikrine kaşlarını çattıysa da, duruldu sonra. İçindeki heyecana yordu bunu, bir çocuk iştahıyla gömüldü tekrar işine. Önce tabağa g...