...arınca Bulmak için kaybını bekler umarsızca Paslı derdin vaktinde kalan sesle Haykırsa yıkılır camdan kilise. Kasvetli mermerler gömüldü AH. Düşgele bir vaktin kızıl kamerinde Başıkara ovalara doluşunca haramiler Fıtratı zulme u...
“kasvet” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
kasvet, kasveti, kasvetin, kasvetiyle, kasvetle, kasvetli, kasvetliydi, kasvetten eşleşmeleri dahil edildi.
...oruz bu arada. Kitap, ana metnin içine serpiştirilmiş bu öykülerle renkleniyor. Bu öyküler, konunun yarattığı kasvetten bir nebze kurtulmamızı da sağlıyor aslında. Yazarın öykü türüne olan bağlılığı burada da kendini gösteriyor v...
...erdim. Artık başarsam da aramızdaki mesafeyi korumayı, seni en çok yağmur bastırdığında yanımda hissediyorum. Kasvetli havalarda hiç de dik durmaya gayret etmiyorum. İyice gömülüyorum içime. Daha akşama saatler varken, havanın k...
...eçerken ben önünden, daracık, olmaz olası bir sokaktan, o sokaktan. Ah Mozita, bilemezdim ki o an, o soğuk, o kasvetli havada, ait olmadığım hiçbir yerden birisi olan o yerde, delip geçerken içimi kapkara gözlerinden bana doğru...
Birden her şeyin boşa gittiğini düşündü. Senelerce her gün, sabah akşam kat ettiği o uzun ve kasvetli yol… Yaklaşık 2400 adımdı, evden okula gitmek onun için bir eziyetti hele bir de yanında enstrüman varsa. Sorun yaratan enstrü...
...ıça! " dedi, kahkaha attı artiz hanım. Mutlu mesut ayrıldı atölyeden. Nuri artiz hanımın kendisinde yarattığı kasvetli gerginliğe dayanamayacağını anlayıp dışarı attı kendini güneş batmaya yüz tutmuştu ekim ağustos taklidi göste...
Tüm dünya paydos etmiş, Büründükleri kasvetli renkler ile Üzerime üzerime geliyorlardı Bulut olup içimden geçiyormuşçasına İçinde tek bir yeşili barındırmayan Yeşillik alanın çevresindeki Yeşil tel örgülere yaslanmış Yeşillenmey...
...şünmeliydi, ya da ne istemeli, bilemiyordu. Gözlerini odanın ıssızlığında gezdirirken, yalnızlığı, zifiri bir kasvetle direncini çökertiyordu. Bir süre daha devam etti. Susmaya ve karanlığı seyretmeye. En son nerede kalmıştı aca...
...şünüyordu. Geride bıraktıkları insanları, sokakları ve doğduğu şehri... Ankara her ne kadar herkes tarafından kasvetli ve soğuk şehir olarak anılsa bile, o hep mutluydu orada yaşamaktan. Anıları vardı ve bu anıların hayali yaşıy...
Kasvetli görünümüyle insanın içini karartan dikdörtgen masanın üzerinde, kırmızısından moruna, sarısından mavisine çeşit çeşit kalemlerin bulunduğu bir kalemlik ve bu kalemliğin, kalemlere sadece nefes aldırabilecek kadar küçük...