Kelimelerin türetilmesi ya da gündelik hayata uyum sağlamaları, bu kelimelerin hangi düşünce yapısı altında hangi anlamlara hitaben kurulduğunu her zaman düşündürtmüyor. Yanımdaki insan da bu kelimeyi kullandı, ben bu kelimeyi kull...
“kelimelerin” sözcüğü
27 yazıda 35 geçiş bulundu.
kelimelerin, kelimelerini, kelimelerinin eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...a bıraktıklarını yazacaktı teker teker. Yazdığı son kelimenin ardından yazdıklarını dağlara okuyacak ve kendi kelimelerini de yakacaktı sonra. “Belki ruhum da o kelimelerle yanar” diye umut etti, bu dünyadan gidecekti o zaman, belki...
...çip giden yıllar benden sadece gençlik yadigârı bir tutam siyah saçı, bir de hayallerimi götürdü. Zihnim hala kelimelerin gücünü biriktirdiğim, sayfalarında acılarımı gizlediğim romanlarımın hatırasıyla ilk günkü gibi taze. Bu yüzd...
...en her ‘yazmanın’ yazarlık olmadığını da belirtmek istiyorum. Yazarlığı, yazmaktan ayıran en önemli şey bence kelimelerin matematiğini bilmektir. Neden matematik dedim? Matematik kelimesinin kökeni eski Yunancadır. Matesis kelimesi...
Kullandığımız kelimelerin vurgusal değerinin günbegün değiştiğini biliyoruz. Değerini yitiren ya da gereğinden fazla anlam katılmaya çalışılan bu kelimelerin doğru kullanımları için ise etimoloji bilimini referans alıp doğru vurguy...
...deki maveramı özledim, Lütfen, dudaklarındaki okyanustan Bir damla su. Biraz, martı sesinden kelimeler. Senin kelimelerin hala deniz, Senin kelimelerin hala dolunay. Benimse kelimelerimde Simsiyah kelebekler uçuşuyor. Parçalıyor ek...
...n bir tanesi bu insan doğasına çok şaşırdı çünkü fark etti ki “konforlu yaşam” denen şeyin bir standardı yok… Kelimelerin anlam değişimine burada bir el atacak olursak (Çünkü konforlu yaşam büyük bir çoğunluk için mümkün değil.) “ç...
“Bir şeyler başlıyor, bitmek için.” Sartre'ın bu satırlarını defalarca okudum. Kelimelerin aşinalığı, cümlenin anlamında boğuluyordu sanki. Evet, her şey bitmek için başlıyordu, tıpkı hiçlik olmadan varlığın kendini gerçekleştireme...
...ünür bir şekilde erozyona uğramış gibi görünmektedir. Gereksiz kısaltmaların, aralarına serpiştirilen yabancı kelimelerin, bozuk cümlelerin giderek olağan bir hal aldığı açıktır Dilimizi kısırlaştıran, nesiller arasındaki iletişimi...
“Derin bir soluk alıp kalbimin eski böbürlenişine kulak verdim. Va-rım, Va-rım, Va-rım.” Kelimelerin ağırlığını kalbinde hissetmeden yazamadığından olsa gerek, Sırça Fanus'un her bir sayfası Sylvia Plath'in iç dünyasını olduğu gibi...