...birikti, kaç gözyaşı döküldü de birikemedi, sele yazdı. Yabancılaşma ile başladı her şey. Önce kendine, sonra kentlere. Tanıyamadı önünden geçtiği dükkanları, alışamadı yeni sokaklara çünkü unutamadı çocukken hayal kurduğu köşel...
“ken” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
ken, kenan, kenana, kenandı, kenanı, kenanın, kenar, kenara... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... Ya şimdi atmalıydı o adımı ya da sonsuza kadar gelmemeliydi bu yere. Karşısında duruyordu bir çift ela göz. Kendisinde de aynı bakıştan vardı. Babasında da… Peki, bu nasıl mümkün olabiliyordu? “Neden bugün?” diye sordu. “Neden d...
...emekleri de harikaymış. Menüsü dünya mutfağı doluymuş. Kaç aşçı çalışıyormuş kim bilir? Ay bana ne demek için kendini zor tutan Nilgün, mecburen sessizliğe yelken açtı. Annesinden kulağına küpe edilmişti kocanın öyle her dediği...
...ıştı gözlerini yakan hüznü. Zekât için Ramazan ayından beri sorduğu sorulara cevabı Allah bu kadının ağzından kendine iletmişti sanki. Bundan belki altmış yıl önce ölmüş bir kadının verdiği dersle anlamıştı ödevini. Altınlarını...
...(yuh sesleri, ‘olmaz olsun öyle adam’lar, protesto tepki alkışları…) Kendimi arıyorum, demiş; bu ne demekse, kendini kaybetmiş birisi olduğunu söyleyerek yardım istemek bu aslında, bilirsiniz. (‘Biliriz, bilmez miyiz, senin sa...
..., edebiyatta da yok sayılıyordu bu dönemlerde. Kadın, erkeğin gücü ve egemenliği altında yaşadığı, yazmak bir kenara yazmayı hayal dahi edemeyeceği dönemler gördü. İşte böyle bir dönemde aldı kalemi Virginia Woolf ve şu satırl...
.... Kim bilir belki de bu konu hakkında konuşmaya başlamak, kendimizle konuşmanın başlangıcı olacaktı. Belki de kendimize bile itiraf etmediğimiz pek çok şeyi dile getirecektik. Belki de asıl mesele tek gerçek olan ölümden korkuyor...
...e bir yerleri ezdi. O sırada bana asla unutmayacağım o cümleyi yazmak için telefonunu eline aldığını gördüm. “Kendine lütfen iyi bak. Yoksa sana çok kızarım.” Ve zamanla birlikte yitip giden her şey gibi, evine giden otobüsün i...
...Kendinden nefret ediyor. “…Böyle yaşlanacağım. Yavaş yavaş eskiyorum. Yavaş yavaş eksiliyorum. Böylece; kendi kendine kokan, kendi kendine çürüyen, kimsenin bilmem neyine takmadığı, ucube bir zavallı olarak yok olup gideceğim....
...a yükledin. Kendini tek başına bırakarak kuruntularının sana daha çok hükmettiğinin farkına varamadın.” Kendi kendime “bir hayalle konuşuyorsun” dedim, “tüm bunlar gerçek olamaz.” Ama gerçekti. Üstelik konuşmazken bile duyabili...