...iyah donlarını çıkarmış sıkıyordu. Çıplaklıklarından utanmıyorlardı. Uzun boylusu sıktığı donu giydi. Havuzun kenarındaki mermere uzandı. Parmakları ıslak saçlarının arasında tarak gibi dolaştı. Sol kolunu başının altına koydu. Az...
“ken” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
ken, kenan, kenana, kenandı, kenanı, kenanın, kenar, kenara... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ın içime mukayyet olduğu bir zaman diliminde, -mışlar, -mişler gibi ekleri saklıyorum Ekler açığa çıkınca ise kendimi. Bazı vakitlerde içimdeki sesleri açıyor Çoğu vakitlerde ise kapatıyorum. Aç kapa, aç kapa Takdir edersiniz b...
...uğumu, Yarım ömür kadar, tuza bastım ve kavanoza kapattım hatırladığım son mutluluğu. Kalmak istemem, Yazgımı kendim belirlesem, Bir oyun, Sonrası kabulüm. Son bir hak ver rabbim bana. Sakallarım dayanmıyor, Mağlubiyetin dost...
.... Başarısız olduğumuzda hemen olumsuzluğa kapılırız ve pes ederiz. Yenilgiyi kabul eder, tüm öz güvenimizi ve kendimize olan saygımızı yitirerek bir köşeye çekiliriz. Deyim yerindeyse havlu atarız. Oysaki başarısızlık, sandığımız...
...ardı. Bazen bu cık cıklar gün içinde ona geri gelir, et döverken cık cıklamaya devam ederdi. Fısıltıyla kendi kendine küfrettiği olurdu. Gün sonlarında sürerek yürüdüğü sol ayağının üzerine ellerini koyar ve okşayarak masaj yap...
...r, saçlarını kuruturken başparmağıyla gitarının tellerine dokunurdu. Müziği her duyuşumda sessizce penceremin kenarına gider, orada sessizce dururdum. Çok güzel gitar çalardı, bazen şarkı da söylerdi. Sesi, ergenlik çağındaki bi...
...akmıştı. Bu kez elleri açıktı ve boşlukta iki yana düşmüşlerdi… Yarım saat geçti geçmedi, dış kapının sesiyle kendine geldi. Ayakta durduğunu yeni fark etmiş, oracığa çöküvermişti. Gelen, kardeşi Nuriye’ydi. Boncuk gözlerini ab...
...arını, belki de gözyaşlarını bıraktığımız yatağımızdan silkinerek uyanmayı umut ederek hesaplaşırız gecelerde kendimizle. Ertesi gün de dün gece hiçbir şey olmamışçasına bizi yataktan kalkmaya zorlayan çalar saatin dehşet verici s...
...ihtiyacı olan her duygunun bir kar tanesi gibi yeryüzünden geçip gittiğini? Dünyanın saygısının yok olduğunu kendisi de duyumsuyordu. İçinde her gün yüzlerce canlı ölüyordu ya zehirli kimyasallardan ya da ona savurulan atıklar...
...“Hayır, kızım; sandığın gibi değil. Senin mutlu olacağını bildiği için uğurladı seni gurbete. Sakın üzülüp de kendini harap etmeyesin.” demiştim. Gözleri içtenlikle gülümsemişti. Bir kuş öttü sonra. Sonra ağaçlar şahit oldu bu...