...inesi saçlarını bitlenmesin diye hep kısaltırdı ve Fidan büyüyüp ağaç olunca saçlarını asla bir daha kesmedi, kestirmedi. Okul, çam ağaçlarıyla doluydu. Betonlaşmaya yeni başlayan İstanbul’un göçebe semtinde çam ağaçlarıydı evlere...
“kesti” sözcüğü
24 yazıda 29 geçiş bulundu.
kesti, kestik, kestikleri, kestiler, kestim, kestin, kestir, kestirdi... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...daha yanlarına ilişti. Çok geçmeden kargalardan üçü havalandı. Diğer binaların çatılarına kondular. Gözlerine kestirdikleri avlarını kuşatmışlardı. Savaşın tarafları uzaktan izlendiklerinin farkında değillerdi. Serap ve Tayfun köşeye...
...Ve ilk maç pek tabi beraberlik. Tekrar galibiyet serisi başlayacak mı? Başlarsa ne zaman başlayacak? Bunları kestirmek hayli güç. Şüphesiz ki sadece maç sonuçlarını takip eden kesimin odaklandığı tek nokta burasıydı. Sonra iddia...
...madım, hava alıyor besbelli dedim. Bunaldı çocuk. Sonrasında sırf tuvalete bile gitmemek için yemeden içmeden kesti kendini. Gözü hep kaldırımda. On yıl kadar önceydi. İş kazasında kötürüm oldu benim yavrum. Çalışamaz oldu. H...
.... Bunları duyunca neşesi kaçtı. Bir düşünce aldı onu. Bir şeyler yapacağını biliyordum. Ama ne yapacağını hiç kestiremiyordum. Bu şu ana kadar onun karşılaştığı en karmaşık problemdi. Birkaç gün böyle geçti. Sonunda yapay da olsa bir s...
...Olduğum yere çakılıyorum. Biraz önceki halim nerede? Başım, kıçın kıçın paltomdan içeri doğru kaçıyor. Gözüme kestirdiğim taşa bir hamle yapıyorum. Zaten ağzımda olan yüreğimi tekrar hoplatan bir havlama. Birden çevreleniveriyorum...
...ndan tanır, ve bu kadın gerçekten kitap boyunca gizemini korur. Ölümünün ardından hikayenin nereye varacağını kestirmekte zorlanabilirsiniz, zira Abagil Ana’nın neredeyse tanrı ile iletişime geçebildiğini söylemek yanlış olmaz. Ken...
...Boncuk boncuk terlemişti. Gittim bir peçete getirdim; terini silmesi için uzattım. - Yok abi istemez, diyerek kestirip attı. Terlemeyi pek kabullenemedi anlayacağınız. - Hah dedi, şurada iki vida lambanın ahşabıyla duvardaki pla...
...bakışlarını fark etmemek güç. “Sence…” diyor ipeksi sesiyle, oysa duymuyorum onu, dahası ne zaman duyacağımı kestiremiyorum bile, sesi mutlak bir gerçek olarak önümde duruyor yalnızca, mutlak ancak tanınamayan. Yine de biliyorum bana...
...en başka ne belirtebilir? Kitabın, başlarda sahip olduğu şaşırtıcılık, sonlara doğru yerini oldukça malum bir kestirilebilirliğe bıraksa da son sayfaya kadar cümleler hızla akıp gidiyor. Ölüm, bir ceza mı yoksa lütuf mu? Bazen en iyi seçe...