...endinden taviz verirdi. Daha sonra ise insanlar onun kadar fedakâr olmadıkları için üzülürdü. Ama onlara asla kızamadı. O öyle diye kimse onun gibi olmak zorunda değildi bir kere. Ama artık... Ben bencil değilim diyemiyordu. İyi...
“kıza” sözcüğü
29 yazıda 37 geçiş bulundu.
kıza, kızabilecek, kızacak, kızacakları, kızacaktı, kızacağı, kızacağını, kızamadı... eşleşmeleri dahil edildi.
...tını da o kadın temizlerdi. Babamdan ayrılmak istemezdim. Hatta geceleri bile yanında yatmak isterdim de bana kızardın. Koskoca kız olmuşum. Artık ayıpmış. Babam üzüldüğümü görünce kaşlarının altından göz ederdi. “Annen söylüyor...
...r ağlamanın habercisi. Ama diyerek yutkunuyorum. ‘Ama… Sayın yalnızlık senin bu yaşadığın bencillik sıtması.’ Kızarak ‘Ne bencili?’ diyor ‘Bencil olmak için ben olmak lazım. Ben, beni göremiyorum…‘ ‘Evet!’ sen dağınık cümleleri...
.... “İnsanlar kapı tıklatacak kadar nazik değil,” dedi gözleriyle görevliyi takip ederken. Görevli tabağı aldı, kıza bakarak gözlerini devirdi ve dışarı çıktı. “Ama artık alıştım,” diye devam etti. Dizleri acımaya başlayınca b...
...ymayı öğrenmek. Biz neler gördük, bu da geçer diyebilmek... Sabrın da ötesinde, boş vermek… Boş vermek... Sen kızarsın bu kelimeye, haddinden çok. Çünkü sen en iyi sızlanmayı bilirsin. İçini kemirmeyi, alakan olmayan meselelere...
...uran umutlar belki ölü taklidi yapıyordur. Arkanı dönmenle ayağa fırlamayacakları belli mi? Ne kendine kız ne kızamadıklarına. Tecrübenin çemberinden geçerken gözlerin ışık algısını kaybeder. Karanlıkta hayatta kalamam dersin fakat diğ...
...k etmesini bekliyordu. “Gel kızım, neden orada bekliyorsun?” Utana sıkıla girdi sınıfa. Elleri, yüzü soğuktan kızarmış, derse geç kalmanın verdiği mahcubiyetle öğretmenine bakıyordu. “Şöyle sobanın yanına geç, çoraplarını çıkarı...
...rmeye çalışırdı. “O zaman sen de Kostas’ın annesi olursun kuzum.” Ciddiye alırdı bu sözleri. Tombul yanakları kızarır, kaşları inerdi. “Olmaz! Annemi kimseye vermem!” İki kadın katıla katıla gülerken Behzat rahatlardı. Koşarak...
...rı. Sonra bir çay suyu koydu ocağa, çay demlenene kadar kendine güzel bir kahvaltı masası hazırladı. Ekmekler kızarırken kapı çaldı. Gelen Meral’di, karşı komşusu. Üzerinde hâlâ sabahlığı vardı, elinde de bir gazete. Günaydın bile...
...ayarak eve girdi, Mürevva ise Ethem’in arkasından etrafa saçılan odunları toplayıp torbaya doldurdu. Soğuktan kızarmış elleri odunları zar zor toplamasına neden oluyordu ama Mürevva, sızlayan ellerine rağmen hepsini sırtlayıp ev...