.... ‘Evlat’ diye seslenmesi boşuna değildi. İş merkezinin girişini gören kırtasiyenin önünde durdu. Cam cephede koşturan beyaz bulutları izledi. Yanmayan sigaradan derin bir nefes daha çekti. “Ulan bir ırza geçme vakası daha,” ded...
“koş” sözcüğü
11 yazıda 15 geçiş bulundu.
koş, koşa, koşabilirdı, koşabilirlerdi, koşabiliyoruz, koşabilmeleri, koşacak, koşacaksın... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
..., Artin oğlanın kendi söylediklerine mi yoksa yeniden raks edeceği için mi gülümsediğine karar veremedi. Nuri koştu, hiç durmadan koştu. Araba ile yarım saatten fazla süren yol boyunca sadece koştu, babasının kendisini yakala...
...e zamandan kaynaklandığını sormadı, merak etmedi. İki saati aşan sürede, ortaklıklarını inşa edecekleri temel koşullar, ayrıntıları daha sonra çalışmak üzere dile getirildi. Mösyö Martin’in gür sesiyle anlattıklarını Ra diğerler...
...ait olmalarını istedim ve nahoşça şarkı söyleyen o adamın sesine, güzel bir yaz akşamında. Herkesin peşinden koşmak zorunda oldukları işleri, onları korkutan sorunları, uymak zorunda oldukları katı kuralları, saatlerce sıkışı...
...ar. Bir şey soracak olduysa, hemen tersledi teyzeyi babaannem. Akşam eve gelen annem, ağlayarak yatak odasına koşunca hâlâ iyileşmediğini anladım. Yanına gittiğimde “Sen git burası soğuk” dedi. Hastalar soğukta durmazdı ki. Bab...
...devam ediyorum. Kalbim, nabzımın icabına iyi bakıyor. Öyle bir koşuş ki bayılacağım neredeyse. Onca merdiven koştum ki hangi kata vardım bilemiyorum. Yüksekte olduğu kesin, her bir artışı hissedebiliyorum. Bu da meslek hastal...
...... Mahalle maçından dönerken oldukça gururluyum, attığım golle kazanıyoruz. Eve girip yemek kokularına doğru koşarken, mutfakta ağzından dışarıya taşmış köpüklerle sere serpe yatan annem... Açık kalmış gözleriyle tavana bakıyor...
...beslerdim, aydınlığı da sorgulamazdım.’’ Kendi kendine konuşuyordu Marmion. Birden haykırmaya başladı. ‘’Her koşulda, her şeye alışabilen basit, ucuz ve aşağılık bir insanım.’’ Karanlığın da devreye girmesi gereken zaman gelmi...
...arında. Belki daha da iyi. Günde yedi saat, haftada beş gün çalışıyoruz. İşbaşı onda. Çıkış akşam beşte.” “Bu koşullarla rakiplerinizle yarışıyor ya, aşk olsun. (Durdu, kafasını kaşıdı.) Maaşlarınızı düzenli alabiliyor musunuz?” “...
...i! Öyleyse? Hiçbir yere gidemezsin. Hiçbir yerde onu bulamazsın! Siktir! Orospu mantık! Onu ilk gördüğüm yere koşmaya başladım. Her yerde olabilirdi! İntihar etmeye kalktığı o yerin onun hayatında bir anlamı olmasını istiyordum...