...arını unuturlardı. Hepsi dosttu içeride, yarendi, yaşamaktan umutluydu; tükenmemişti hiçbiri. Kavrulmuş susam kokusuyla kendine geldi. Başındaki tepsiye on on beş kadar simit doldurmuş üzüm gözlü bir çocuk en güzel gülümsemesiyle...
“kök” sözcüğü
22 yazıda 24 geçiş bulundu.
koka, kokabilirse, kokacak, kokacaktır, kokain, kokaine, kokan, kokar... eşleşmeleri dahil edildi.
...enzeyen askılı elbiseler giyer, saçlarını hep kısa kestirir ama manikürsüz, ojesiz gezmezdi. Kendisinden önce kokusu gelirdi kapının önüne. Çiçek, meyve, bahar kokardı Handan abla. Evde üç öğün makarna yedikleri zamanlarda bil...
...rden, pastan yapılma bir musluktan akan suyla yüzümü yıkıyorum. Başımı kenarda duran bir masaya yaslayıp ağır kokular içinde kendimden geçiyorum. Yanı başımda fısıldayan bir sesle açılıyor gözlerim. Başka bir ses duyulmuyor. Ga...
...tiği fidanlar yetişip meyvelerini verdiği zaman öğrencisinin mutluluğundan daha çok mutlu olan ve sevinendir. Köklerini tecrübe suyuyla besleyen, bilgisiyle aşılayandır. Öğrenciler birer bambu ağacının hikâyesi gibidir. Beş yılda...
...değerli. Altı üstü bir masa diye düşünüyor olabilirsin.” “Siz değerli diyorsanız…” “Dedem, yanında çalıştığı köklü, zengin bir aileden gelen tüccardan almış. Zamanının en iyi ustalarından biri yapmış masayı. Sabah kahvaltısı...
...amını seçtim. Makine çalışmaya başladı. Topuklarımdaki titreşimleri hissediyordum. Barut kokusunu andıran bir kokuyla heyecan buharlarını soludum. Makinenin çalışma prensibi elektro manyetik rezonans bazlı olup buharla birlikte...
...an paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sanki. Öyle ki açtığım kollarıma daha çok rüzgâr sığıyordu artık. Kokular daha da yoğunlaşıyordu hem de... Sonunda gelmiştim işte, bir telaş ayakkabılarımı, çoraplarımı çıkarıp yolcul...
...im yazın yaptığı tezeği yakıyor aşağı yukarı belli olurdu. Havanın soğuk olmasına karşın pek üşümeden yakacak kokuları eşliğinde nispeten değişik bir akşam geçirmek heyecanıyla hedefimize varmıştık. Konuk olacağımız evin önüne g...
...i onun için. Bilemediler… Şöminenin alevleri, odunları kora dönüştürmeye çalışırken uzak senelerden o kestane kokan sözler geldi kulağına. - En büyüğünü ben yiyeceğim. - Hayır ben! - Aa, ağabeyiniz var önce kızlar. Bak yine e...
...! Biz çok benziyoruz, o yüzden biliyorum ki sen de anlıyorsun beni. Yorulma, koy minik başını buram buram kan kokan çimenli yaylalarımın üzerine, damarlarındaki kan heyecanla aksın şu altında yatan cansızların dualarını duyun...