...m uçabileceğini, ilk ayrılış hüznünü orada yaşamıştım. İlk kötülüğü orada tatmış ve ilk defa bacağımın elimin kolumun kanamasıyla değil, içeride kanayan ve acıtan bir şeyler olduğunu hissetmiş, onun için akmıştı gözyaşım. İlk d...
“kol” sözcüğü
34 yazıda 49 geçiş bulundu.
kol, kola, kolaj, kolajdır, kolalı, kolay, kolaya, kolayca... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
..."çok kötü kokuyorsun" dedim. "Biliyorum, o yüzden buradayım" diye yanıtladı. "Babamın tıraştan sonra sürdüğü kolonyadan sürsen böyle kokmazsın" dedim. Artık nefesini hissedecek kadar yakınıma sokulmuştu. Kekre, bozuk bir tat yayı...
...ak! Nasıl da hırlıyor bana! Sen miydin bana bunca yıldır çelme takan? -Kullanabildiğin insanlara bedel biçmek kolay fakat insan kendisini kullanmaya kalkışınca afallıyor. Bedelini eksik verse kendisine küsüyor... Yok, bedelin...
...mda Söylenmemiş türkülerde geziniyorum Saçlarından kopardığım mısralarla Adresini soruyorum sokak fenerlerine Kollarımdan tutuyor aydınlık sıkı sıkıya Korkmadan geçiyorum saparak şoseden Perdeleri dokunuyordu bana, evinin Kapını ça...
...rek Daniel Pemberton’un müzikleri, gerekse mekan seçimlerinin doğasının güzel olması yönetmenin işini oldukça kolaylaştırmış. Filmin kurgusu ise tam anlamı ile başyapıt. Bazı sahneler özellikle gerçek bir sinemacının dokunuşuyla oluşt...
...özyaşlarına hâkim olamıyor, bir yandan da olurda çocuk kendine gelip hareket ederse düşmesin diye çocuğun bir kolunu sımsıkı tutuyordu. Çocukları geldi aklına... Diğer çocuklar da geldi aklına... Yoksul, aç, sahipsiz, devleti...
...ydanlar sızlanmak için var sızmak için var vücuda ense yok olmak için var özlem kader böyleymiş susmalı artık köleler su çekip gitmiş kalmış balık görsen nefes yok yaşam yok kaf'a bir ulaşsa kervanlar görmek ateşi bilmek ateşi...
İhanetin kol gezdiği hoyrat kentlerde Gençliğimi tükürseydim kanla giyinirdim... Bütün yalnızlığın neresinden öpersem Şafaklar kalır geriye aynalarla çürüyen Devletin külden devlet kaldığı gitmelerde; Düşleri savurdum günle...
...cağını bilmeyen bir çocuk gibi düşünceler durdukları yerde bulanıklaşıyordu. Selim yavaşça salona geri döndü, koltuğa oturdu. Düşük sesli televizyonun açık kaldığı kanalda Cesur Yürek vardı. Sonuna gelmiş filme baktı Selim. Wil...
...e çevrildiği" söylendi. Bunun üzerine zincire vurulup Sibirya'ya (Omska) sürüldüler. Aylar boyunca taş kıran, kolları damgalanan ve zorla traş edilen Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kavramlarıyla yüzleşmesi bu yıllarda gerçekleşmiş...