...evvel, gerçeği görmenin zamanı geldi". Tam zamanında bitirmişti konuşmasını, babam beni çekiştiriyor gibiydi, kolum acımıştı. Bir taraftan da, sanki elimden alınıverecekmiş gibi, elma şekerinden büyük parçalar koparmaya çalış...
“kol” sözcüğü
34 yazıda 49 geçiş bulundu.
kol, kola, kolaj, kolajdır, kolalı, kolay, kolaya, kolayca... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...daha açtı korkarak. Karanlık çökmek üzereydi. Derinlerden gelen kahkaha seslerini dinledi önce. Sonra pencere koluna uzandı. Demirin soğukluğu sızlayan parmaklarına çok iyi gelmişti. Sesler giderek yaklaştı ve odanın kapısında...
- Kolları kısa bunların, etekler de öyle; çıkar hemen çantadan. - Ama ben bunları çok seviyorum. - Bana bak! Yırtarım onları şimdi cart diye. Benim dediklerim götürülecek. - Orada da evde giyerim anne, götüreyim işte. Yanıt yer...
...lenenlerin hepsi boştu. Kimse olup bitene anlam veremiyordu. Dakikalardır aklı başında açıklama bekleyen deri koltuğa gömülmüş büyük patron yerinde doğruldu. Elini hiddetle masaya vurdu. Unvanların arkasına sığınmış insanlar su...
...diye içimden geçirecek kadar öfke taşıyordum içimde. Kuzen kraliçe pek neşeli, geldi kanepede yanıma oturdu, koluma girdi. Pek bir babacan! - bu kadına anacan diyecek halim yok - ama gerçi Seçil'deki babacanlık tüm babacan ad...
...a tüküreyim! Savaşacaktı. İnsan başka türlü nasıl hayatta kalabilir ki zaten, dedi içinden. Yavaş bir şekilde kolunu ekmeğe doğru uzatmasıyla birlikte güçlü bir hırlama sesi işitti. Midesinin sesini bile bastıran bir hırlamayd...
...kadınlar var ya azizim! İşte onları bulun ve sevin. Meczup'un biri sokağın ortasında durmuş herkesi elinden, kolundan ya da eteğinden tutup çekiştiriyordu bunu söyleyerek: "Maviyi seven kadınları sevin! Çünkü mavi unut değ...
...adem umut yokmuş, en azından ben evde değilken ölmesin” diye Allah’a dua ediyordum. Bazen babamın başucundaki koltukta uyuyup kalmış gibi yapıyordum ama yemiyordun. Omuzlarımı sarsıyordun: “Çabuk yatağına geç.” Hani bazen… Yok y...
...gibi değildi. Bırakın ayakta yolcuyu koltukların yarısı bile dolu değildi. Gözüme kestirdiğim cam kenarındaki koltuğa oturduğumda otobüs hareket etmişti. Sessizlik ve solunabilecek bol hava eşliğinde diğer durağa yol alıyorduk....
...ezler, iyi bilir. Zühre taze çökeleğin üzerine tereyağı koyar bir yumruk. Bir çıkın da yufka dürümler getirir koltuğunun altında. Teyzekızına rica eder sessizce. O da fırlar kaşla göz arasında getiriverir bir tas çay. Ocağın közün...