...in kokusunu alıyordum. Şehrin monotonluğundan paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sanki. Öyle ki açtığım kollarıma daha çok rüzgâr sığıyordu artık. Kokular daha da yoğunlaşıyordu hem de... Sonunda gelmiştim işte, bir telaş a...
“kolları” sözcüğü
24 yazıda 25 geçiş bulundu.
kolları, kollarım, kollarıma, kollarımda, kollarımdan, kollarımı, kollarımın, kollarımızı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ekmiş gibi hissedebilir insan; dönüşsüz eylem. Gövdeleri yumuşak; kaz tüyünden yastıklar kadar. Ağacın birine kollarımı sarıyorum. Toprağın emdiği yağmur suyu, köklerden gözlerime tırmanıyor; sonra yeniden toprağa. Döngünün parça...
...du. Ömürleri yetmedi başka illeri görmeye. Bu üç kardeş de sıkı sıkıya sarılmak istiyordu belki birbirine ama kolları yetmedi. Kalplerinde açılan yaraları affetmeden çıktıkları yolun sonunda ellerinde hayal kırıklığı kalır yaln...
- Kolları kısa bunların, etekler de öyle; çıkar hemen çantadan. - Ama ben bunları çok seviyorum. - Bana bak! Yırtarım onları şimdi cart diye. Benim dediklerim götürülecek. - Orada da evde giyerim anne, götüreyim işte. Yanıt yer...
...bozuk bir çağın içinde Bir çifte göz doldurur boşlukları uğradığın nedir? Nedir şer nedir hayır? Bilinmeyenin kollarında uyanan güneşe düşer Deliliğin bütün hakları Yörüngesinden saptı yıldızlar AH. Umutsuz bir zamanın gölgesinde...
...ştı. Neden sonra evrenimin dışından bir ses beni uyandırırdı, göğe sarılma hikâyemi tamamlamak üzereyken. Sen kollarımın arasından kayar giderdin. Mecburen dönerdim şu küçücük yere hem de çoban yıldızının biricik varlığım olduğunu...
...nin önüne geçtim. Ayaza çalan buz gibi hava odaya doldu. Yağmur çiseliyordu. Burnuma toprak kokusu geliyordu. Kollarımı açıp gözlerimi kapadım. Soğuk havayı derin derin içime çektim. Uzun zaman sonra ilk defa iliklerime kadar yaş...
...en bıraktığı son hikâye ile de bambaşka bir hayat dersi daha vermişti işte. Son isteğinin yerine gelmesi için kolları sıvadığı ve o defterde yazılanları kitaplaştırmaya başladığı bir gün, yorulduğunu fark ederek arkasına yaslan...
Şimdi otursam seninle neler anlatırdım neler üstelik bir çırpıda. Şimdi gelsen sarsam kollarını ağrıyan yerlerime diner yalnızlığım ve temmuz sancılarım. Şimdi sen gelsen böğürtlen toplasa ellerim diner dudaklarımın kırmızı susuz...
...isim koyma mevzuunda belli olmuştu zaten. O yüzden ben hiç şaşırmadım yıllar içinde. Onların büyümelerini kah kollarını bana yaslayarak, kah gazeteni okurken elini bana vurarak izlemene şahit oldum yıllarca. Hayatlarındaki tüm ge...