...nki dedem uyuyordu da bizim sesimizle uyanmasını istememiştik. Arabanın sesine avlu kapsına çıkıp gelen ninem kollarını açıp kucakladı bizi hemen. Ardından evin hemen bitişiğinde oturan Adnan amcam çıktı. Yengemin yemek hazırladı...
“kollarını” sözcüğü
41 yazıda 50 geçiş bulundu.
kollarını, kollarının, kollarınıza eşleşmeleri dahil edildi.
...açmış baldırını yellendiriysen.” Uzun bacaklarını ivedilikle aşağı sarkıttı pantolonunun ağını kaşıyan adam. Kollarını nereye koyacağını şaşırdı. Pıstı, ufacık oldu. Kavruk teninin kızardığı hiç belli olmuyordu ama kısık gözleri...
...ları matlaşmış koltuk takımına ilişti gözüm. Ne çok sevinmişti bunlar eve doluverdiğinde. Çocuk gibi dönmüştü kollarını açıp. Saat, içi fincan takımıyla dolu vitrin, yıpranmış halı, sütlü kahve perdeler, kapı önünde nöbet bekleye...
...yle görenler, ona “ıstakoz” dediler. O, Balıklava restoranının tek ıstakozu oldu. Gün boyunca kızaran vücudu, kollarını kullanışı, kıskaç gibi kullandığı parmakları, kırılan tabakların üzerinde yan yan dönen vücudu, belinin altın...
...baktı genç adam. Ayça’ya çeyrek var. Gür saçlarını uzun ve bakımlı parmaklarıyla taradı. Spor süet ceketinin kollarını silkeleyip krem rengi pantolonunun jilet gibi ütü izlerini gözleriyle okşadı. Dolabından kaç kıyafet çıkarıp...
...ıp gözlerini kapatan Esma'nın yanına gitti yavaşça. İteledi Nuran'ı. Başörtüsünü çözdü Esma'nın. Yeleğinin ve kollarının düğmelerini açtı. Deniz, hemen bir avuçluk su uzattı adamın eline. Onunla yüzünü, bileklerini sıvazladı kadın...
Şimdi otursam seninle neler anlatırdım neler üstelik bir çırpıda. Şimdi gelsen sarsam kollarını ağrıyan yerlerime diner yalnızlığım ve temmuz sancılarım. Şimdi sen gelsen böğürtlen toplasa ellerim diner dudaklarımın kırmızı susuz...
...isim koyma mevzuunda belli olmuştu zaten. O yüzden ben hiç şaşırmadım yıllar içinde. Onların büyümelerini kah kollarını bana yaslayarak, kah gazeteni okurken elini bana vurarak izlemene şahit oldum yıllarca. Hayatlarındaki tüm ge...
...ın en lezzetli yemeğini yiyormuş gibi kendisinden geçti. Ağzındaki lokma biter bitmez derin bir nefes aldı ve kollarını yukarı açarak tekrar yıldızlara baktı. Gözünden süzülen yaşların sesine verdiği titreklikle: “Görüyor musun?...
...krizdeydim. Makineli tüfek gibi, sektirmeden… Kendime geldiğimde sözüm ya da krizim bitmiş olmalıydı. Serdar kollarının arasında sımsıkı sarıyordu beni: babam gibi. Sıcacık, sevgi yüklü... Bu arada neler anlattığımı merak ediyors...