...amıştır. İlk olarak uzak-yakın her yere karşı duyulan merak zamanla kazanç elde etme, maceraperestlik, siyasi koşullar, dünya haritasının genişletilme çabasına dönüşmüştür. İslami gelenekte ise seyahat, eğitimin ve ol-manın basa...
“koşu” sözcüğü
10 yazıda 10 geçiş bulundu.
koşu, koşucu, koşucusu, koşuda, koşudur, koşul, koşulacak, koşulara... eşleşmeleri dahil edildi.
...e avaz avaz ağlamaya başlıyorum. Debelenip dururken babam fırlıyor yatak odasından. Onun ardından çıkan annem koşup kaldırıyor beni yerden. Ben bağırıyorum "Sırtım sırtım!" diye. Annem ovmaya başlıyor. Büyük babaanne atlıyor...
...a başlamıştı. Ya başvuruları vasıfları yetersiz görüldüğünden kabul edilmiyordu ya da işe alındığında çalışma koşullarına ayak uyduramadığından çok geçmeden istifa ediyordu. Artık gönlüne göre iş bulamayacağına karar vermişti. Fazl...
...koyuldu. Göz ucuyla izliyordum onu. Başımı çevirirken sendelediğini fark ettim. Heyecanlandım. Duraktakilerin koşuşturduğunu görünce telaşlandım. Tanımadığım birini merak edeceğim hiç aklıma gelmezdi. Aksilik bu ya, hafta sonu girmişt...
...inema aygıtının yaratıcısı denilemez. Çünkü bu buluşların aynı anda ortaya çıkmasının nedeni elverişli teknik koşulların bir araya gelmesiydi. Fotoğraf tekniğinde ilerlemeler, bir projektörden geçirilebilecek kadar dayanıklı ve e...
...karşı mevziye koşan askerin gözüne görünmüyor aslında düşman. İnsan, düşmana yakınlaşmak istemez çünkü. Ölüme koşuyor diyerek de avutamam onları. Onlar, sevdiklerine koşuyor aslında. Ve göğüslerinde hep mucize inancı: Bugün yaş...
...amansız bir gürültüyü beraberinde getirmesi bir yana; sahnenin tek değişmez figüranları garsonların özverili koşuşturmaları hiç bitmeyecek gibi gözüküyordu. İçlerinden biri, genç çiftin çaprazındaki masalardan birine, patatesli bir g...
...da kalması gerektiği söylerdi. Yıllarca buna alıştığından evlerin içine bakakaldı. Yemek saati olduğundan bir koşuşturmaca hâkimdi evlerde. Hayalindeki evde, genç, yaşlı, kadın, erkek demeden herkes akşam yemeğinin güzel olması için...
...Kendini dünyanın en özgür prensesi sanıyordu. Basma eteğini savura savura, papatyaların, gelinciklerin içinde koşuyordu. Rüzgâr saçlarının arasından kayıp, kokusunu, mutluğunu çok uzaklara taşıyordu. Ablası çantadan poğaçaları çı...
...nıt vermeksizin hızla ana cadde üzerinde bulunan dükkânına yöneldi. Belki de hayatında ilk kez bu kadar hızlı koşuyordu. Elli metre ötede bulunan dükkânına çıldırmışçasına koşuyor dükkânının kadının bulunduğu noktadan bu kadar uz...