...lan değil Mücadeleyle var olan Bakmasını bilirseniz Gösterir kendisini size Tarlada bostanda orakta Çiftçinin köylünün emekçinin Alın terinde Bir kelam var bu toprakların özü olan Direnen yılmayın korkmayın Kavganın kendisi olan...
“köy” sözcüğü
31 yazıda 47 geçiş bulundu.
koy, koya, koyabilecek, koyabileceğim, koyabileceğini, koyabilirdi, koyabilirler, koyabilmesi... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...in doyumsuz O sensin günahkâr Şikayet etme sıcaktan ve susuzluktan Teoriler uydurma kirlendiyse havan Satacak koyunun da kalmadı devrik çoban O sensin ayakta duramayan O sensin satılacak olan. Karanlığın gücü ele geçirdiği an g...
...lı isterken Vatanını seven bir yaprağa dahi kıyar mı? Mezalim var yetişin Alın elinize suyu, sapanı, orağı Ve koyun kalbinize sevdiğiniz vatanı Yetişin de durdurun bu katliamları. Dün başladı, bugün devam ediyor Ancak yarına...
...nden çıkardığı boru şeklinde kırmızı bir plastik nesneyi özenle dövüşten zarar almaması için ceketinin üstüne koyuyordu. Bu nesne iş ve teknik dersi için mi gerekliydi yoksa çocuğun özel merakıyla mı ilgiliydi anlaşılması güçtü....
...kıvrımlar; yaşadığım mutlu anların şahitleriydi. Bir yolculuk bileti gibi aldım yanıma bunları, yeni bir yola koyuldum. Acıların da mutluluğun da durağanlığın da var olduğu, içerisinde tüm duyguların uzlaştığı; gerçek yaşam yeşe...
...ın her şey için sonsuz teşekkür ediyorum. Unutma, dünyayı terk etmiş olabilirim ama seni değil. Elini kalbine koy, ben hep orada olacağım…”
...eziniyordu sanki. Derin bir nefes aldı, ellerini kurulayarak tekli koltuğa bıraktı kendini. Dışarıyı izlemeye koyuldu. Kendince bir çare düşünmüştü. Dikkatini başka şeylere verirse ağrının şiddeti azalarak kaybolabilirdi. Öyle...
...rsızlık gösterdiği canlı türüyle bir yaşam biçimi oluşturmaya çalışmak, epey zor bir iştir. Her şeye kanun mu koymalıyız, yazılı olmayan ama herkesin bildiğini varsaydığımız ahlak kavramına mı güvenmeliyiz, hangi dine inandıkların...
...ım bu gece, diye bağırasım var. Alkolle alacağım hem de. Salona geldiğimde koltuğunda uyukluyordu. Çay suyunu koydum. Babamın uyuyan yüzüne baktım. Çevresi morarmış gözlerine, yılların yıprattığı ellerine. Boğazımda çöreklenen...
...pastaneye oturdu. İki çörek ve bir kahve söyledi kendisine. Çantasında her daim bulundurduğu kitabını okumaya koyuldu. Üç saat su gibi akıp geçmişti. Kaç çay kaç kahve içtiğini sayamamıştı bile. Camdan dışarıyı seyrediyordu ki...