...la rüzgârla eteğin arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan ellerini aldım avuçlarımın içine, yoğun uğultuya karşı koyarak; ‘’Hiç sesini duymadım, böyle gitme, bir şey söyle!’’ dedim. Sürmeli kirpiklerini kırpıştırarak baktın bana;...
“koya” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
koya, koyabilecek, koyabileceğim, koyabileceğini, koyabilirdi, koyabilirler, koyabilmesi, koyacak... eşleşmeleri dahil edildi.
...tusu kadar mutluluk payımıza düşen Bu koskoca hayatta. Bir kalem çiziği oldu her neyse aramızdaki Artık adını koyamaz oldum anlayacağın Herkes ve her şey geçicidir zaten Ah şu mektuplar olmasa Şehrine giden yolun ayrımındayım v...
...nma da geçir ceketini sırtına” dedi anam yamalı ceketimi elime tutuşturarak. Babamdan kalan kasketi de başıma koyarak yanaklarımdan öptü. “Hah! Şimdi aynı baban gibi oldun” dedi ve elimden tuttuğu gibi kar kokulu sokağa çıkartt...
...let sormayan, yemek istemeyen kadının emrine uydular sonra, sessizce. Bir plastik bardakla su koydular önüne. Koyanı görmedi. Bakmak yasaktı. Gecenin ilerleyen saatlerinde trafik yoğunlaştı, içeri giren çıkan oldu epeyce. Gözl...
...Serap, okul bitince evlendirmeyi düşünüyordu kızla oğlanı romanında. Çocukları da olurdu. Araya birkaç pürüz koyar örneğin – yakışıklı adama musallat olan bir kadın- gibi biraz merak uyandırıp mesela- kızın baba evine kucağı...
...ayacağını söylese bile; evi temizler, onun sevmeyeceği objeleri ortadan kaldırıp yerine onun seveceği objeler koyar, onun sevdiği yemekleri yapar, duşunu alır, son olarak onu güzel karşılayabilmek için hazırlanır. Bu sahneyi...
...ere göğe kondurmaz şehirliler…” Komşuları eli boş gelmezler, iyi bilir. Zühre taze çökeleğin üzerine tereyağı koyar bir yumruk. Bir çıkın da yufka dürümler getirir koltuğunun altında. Teyzekızına rica eder sessizce. O da fırl...
...ber fahişe çıktı Gurbet ellerde tarumar kaldı Söyle bana katır Melami, Bunu yapan affedilir mi? Bir gönle taş koyanın Karşılığı pamuk iplik mi? Açtı ağzını katır Melami Boş ver yoldaş unutursun dedi. Kaldırdı işaret parmağını h...
...atar, kitaplarımı yakar, yeni mobilyalar ve yeni bir tek kişilik yatak alırdım. Penceremin önüne birkaç saksı koyar, her sabah uyanır uyanmaz onları sulamaya çalışırdım. Çamaşırlarımı yıkar ve onları balkonuma asardım. Belki...
...balçıklı bir bataklık. Ya uçuyordu ya boğuluyordu. Belki de masanın üzerindeki peçete kutusu, belki de nereye koyacağını bilemediği elleri. Kollarını saklama alışkanlığıyla çekiştirip durduğu kazağının delinen kolu mu hatırlattı a...