...da düşürmüş olduğumu fark edecek, kedimin aç olduğunu düşünecek, eşiğe kapının hemen altına oturup bir çığlık koyuverecektim… Yazan: Kemal Macar
“köyü” sözcüğü
13 yazıda 20 geçiş bulundu.
koyu, koyucunun, koyul, koyulabiliriz, koyulan, koyularak, koyulaşan, koyulaşmış... eşleşmeleri dahil edildi.
...otoğraflar; yeni alınan televizyonun kutusu, çamaşır makinesinin kutusu… İnsan, yeniyi de eskiyi de aynı yere koyuyordu. Yaşanmışları, hatıraları; yaşanacakları, hatıra olacakları… Çok çabuk vazgeçebiliyordu her ikisinden de. Ara...
...rahat edemem. Ya giren çıkana takılır gözüm ya televizyona. Kimse olmasa bile akvaryumdaki balıkları izlemeye koyulurum. Diğer bir odaya geçsem, o odanın eşyaları ayartır beni. İşte bu yüzden kitap okuma işi gündüze kalıyordu. Ha...
...ven. Ve kendi içinde olan kimse o Belli belirsiz bir bağlantı buluyor birden Binlerce garip ve belirsiz şeyle Koyu isteğiyim ben toprağın Yeşersin diye uçsuz bozkırlar Kendine çeken bütün suları Uzaklardan gelen sesimi dinle...
...rev yerimdi. Kararlıydım tüm çocukları okullu yapmaya. Fakat yanılmıştım. Önyargılarımdan utandım. Şaşkındım. Köyün tüm çocukları zaten okula devam ediyordu muhtarın dediğine göre. Biri hariç; Berfin. Genç muhtarla küçük kızı...
...alonundakiler işittiklerine inanamasalar da, ‘rüyadaki çözüm yolunu denemekle ne kaybederiz!’ deyip hemen işe koyuldular. Mimarlar, mühendisler çağrıldı. Ne istendiği anlatılıp projeleri ortaya koymaları için iki hafta süre verild...
...lü kahve zincirinin ofise yakın şubesine. Sabah ve akşam mutlaka uğruyor, kapaklı bardaklarda kahve alıp yola koyuluyorlardı; kimi zaman ofise kimi zaman da otobüs durağına doğru. Alışıncaya kadar çok çekmişti o bardaklardan. Yürürken...
...fın içine koyduğunu hatırlamıyordu. Nasıldı Eleni’nin mavileri? Açık mavi mi, yoksa bulut bulut muydu? Hayır, koyuydu; koyu mavi, okyanus mavisi gibi. Okyanus kadar derin. Manifaturacı Necip’le Sarraf Stavro’nun dükkân komşu...
...irdi. Bir yandan, bayat ekmekleri küp küp kesip fırına verdi, iyice gevretti. Kaşar peyniri rendeledi; kâseye koyup kurumasın diye üzerine streç kapladı. Akşama daha vardı ama masayı kurdu erkenden, kendini saymadı, üç servis...
...bıdırdanıyor. Kapıyı çalarken yüzünde gülücük hazırlıyor. Açılan kapıdan iki kocaman göz bakıyor genç adama. Köyünün sulak yerindeki ağaçlara gün vurduğunda can eriklerinin parladığı gibi parlayan gözler. Kadının kulağında tel...