.... Aldığım her nefes zarar diyorum Çekiliyor röntgenler Göğsümde x ışınları. Sayıklıyorum bütün renklerini gök kuşağının. Ardında bir umut belliyorum. Sigaramın dumanı bile uzaklaşıyor içimden Çektikçe ışıklar doluyor içime. Şehri...
“kuş” sözcüğü
88 yazıda 109 geçiş bulundu.
kuş, kuşa, kuşadasına, kuşak, kuşaklara, kuşaklığına, kuşamlarına, kuşamındaki... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ın Ağlatmaya gerek yok Anlatsam zaten kimse anlamayacaktı Birazdan geçeceğiz zamanı Hazırlayın uçamayan bütün kuşları. Körfezin ucundaki kaplumboğalara Bağlanmış halatlar geçiyor göz önünden. Dimethyltryptamine çare değil ölüme...
...yanın ucuna eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara sıra dışarıdan sesler duyuyor...
Mevsimler bilirim hiç yaşanmamış Muhayyel vakitlerimin yanında Herhangi bir zamanı kuşanmamış Ne geçmiş ne de şimdikiler tadında An törpüsü ömrünü kemirirken İlk rüzgârla göçüveren bendini Takvimler, yapraklarında erirken Solan er...
...er ismine can verir oldu. Bu dünya senin bildiğin gibi değil artık! Her köşede hüsran, her sokakta yalnızlık… Kuşlar bile konuşmuyor artık insanlarla. Uçuyorlar dünyadan olabildiğince uzaklarda. Balıklar bile artık prensesleri...
...nsan, var olan bir şeyi görmekle, duymakla algılayamaz. Dokunmalıdır da. Bir taşa, toprağa ya da suya, ağaca, kuşa, bir buluta dokunur gibi. Farz et ki saçlarını okşuyorum (hala pencerede misin?). İşte en sevdiğim yanın; ken...
...reketli görüntüleri bir düzleme yansıtmayı başardı. Merdivenden İnen Çıplak, 1912 Atın hareket aşamalarını ve kuşların uçuşunu incelemek üzere, geliştirilmiş olan Zoetrop (Zootrop)'tan öncü sekans fotoğrafçısı Eadweard Muybridge...
...um ama “sıçtım” bakışı duruma daha uyuyor diye istifimi bozmadım. Saç ektirmiş fakat netice alamamış Kelaynak kuşu gibiydim. Ellerimi arkadan kelepçeliyorlardı. Amir, yüksek sesle mektubu okumaya başladı: “Sevgili kardeşim M...
...rı, beyinlerine kazımaya çalıştıklarıydı belki de… Aslında var olduklarına varamayanlar, hayatın anlamını bir kuşun çığırtkanlığında aramalıydılar; sonu yok sandığımız bozkırların sarı otlarında aramalıydık ya yaşama gelişimi...
...tta vazgeçemediğim iki şey ailem ve Hazal olduğunu düşündüm hep. Bana en fazla mutluluk veren şey ise, onları kuşkusuz bir arada görmek olurdu. “Akşam geldiğinde beraber yemek yeriz, sonra beni eve bırakırsın değil mi?” “Tabi bı...