...nı Hıdır, gayrı bedenine söz geçiremeyen zangır zangır titreyen oğlanı kucağına aldı, ayağıyla kapıyı kapatıp kucağında Nuri içeri doğru yürüdü. "Ne kadar hafifsin sen". Avuca sığmış bir kuş gibiydi Nuri Hıdır'ın kucağında; hani...
“kucağı” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
kucağı, kucağım, kucağıma, kucağımda, kucağımdayken, kucağın, kucağına, kucağında... eşleşmeleri dahil edildi.
...“ Karnı tok değil mi? “diye sordu. Zeynep gülümsedi. “ Emre, saçmalama elbette aç. O yüzden uyandı “ Emre’nin kucağından aldı bebeği. Beşiğin yanındaki ufak koltuğa oturdu. Çiçekli elbisesinin düğmesini açtı ve bebeği emzirmeye b...
...adığı anlık gerçeklikten uzaklaştırdı oğlanı. Kafasını şoför koltuğuna vurmaya başladı. Hıdır yakalayıp çekti kucağına, sıkıca sardı, - Şşşş, senin yüzünden kimse ölmedi, ölen kader yüzünden öldü, şşşş tamam, diyerek kucağında d...
...enlerinde yankılanan çığlıkları ve sinek çayının günlerce kan aktığını bilmez. Aşhen'in aklını yitirmiş halde kucağında Artin'i sıkıca tutarak Sipil dağının zirvesinden uçuruma atlamak üzereyken bir anda, gökten inivermiş gibi ar...
...nce annenle tanışmaya geldi. Ama ne gelme! Gözlerinin rengini iyice ortaya çıkaran o ceketiyle yokuştan aşağı kucağına sığmayan papatyalarla uçarcasına. Annen bula bula kereviz yemeği pişirmişti. Kim sever ki? O da sevmezmiş ama...
...başını yakmış,” Anlaşılan artık sobanın yanından geçerken daha dikkatli olmalıydım. Bir hafta sonra bir teyze kucağında bebeğiyle bize geldi. Ne tatlı bir bebekti. Başındaki azıcık saçında pembe bir toka vardı. Eline arabalarımı...
...e? Ellerime batıyor. Çekmek istiyorum elimi, ağlıyorum ama izin vermiyor. Arabalardan mı korkuyor? İşte şimdi kucağına aldı, böyle daha iyi. Babamın saçları kıvır kıvır. Parmaklarımı saçlarının içinden geçirmeyi çok seviyorum. V...
...Aynalı'yı kundak bebesiyken ekmek pişirmek için yaktığı üç ayaklı sac altındaki ateşe düşürmüş Fate, anasının kucağından yuvarlanıvermiş Aynalı yüzüstü düşmüş ateşe, o nasıl yanmak; görsen için dağlanır. "Yaşamaz bu" demişler yaşl...
...ıktan yalnızlığı ödünç alırım. Loş bir vazgeçişte dolanırım. Ölmek, bu işte. Camı çatlamış çerçevede, Annemin kucağında, eski bir sofanın dibinde. Bir saat gibi hep aynı an: Son. Hatırlamaz annem. Askıda yıllardır giyilmemiş palt...
...; yeryüzünde de yıldız olur muymuş, yalnız gökyüzünde asılı değil miydi onlar? Uzun etekleri rüzgârda uçuşan, kucağında bebeğini sallandıran, tarlada koşuşan, yas tutan bir sürü yıldız. Kuzey, güney, doğu, batı; poşetinden düşüp...