...ngi biraz daha açılmıştı. Sahi, rengi var mıydı havanın? Şeffaf değil miydi o? Peki bu renkler neyin nesiydi? Küçükken abimle balık tutmaya gittiğimiz gün aklıma geldi. O gün de bu renkle kaplanmıştı her şey. Sonbahar mevsimi ol...
“küçük” sözcüğü
333 yazıda 625 geçiş bulundu.
küçük, küçükdağ, küçükken, küçükkömürcü, küçükkömürcünün, küçükler, küçüklerin, küçükleriydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...k, beklediğini hatırlayacaksın, bekleyişini.. Ben tam da böyle beklerken, Ellerim ceplerimde kaybolacak kadar küçükken öğrendim zamanı Bir şeylerin olmayışına sadık kalmayı, Olanın yalanına kanmamayı, Sabahın, karanlığa olan sab...
...öylesem bana deli derlerdi, ama o deli değildi — sadece inanmıştı.Bazen onun inancı bana bir kum tanesi kadar küçük, bazen de ben ona göre bir kum tanesi kadar önemsiz görünürdüm. Ama asıl soru şuydu:Gurbet Hanım yıldızlardan...
...u nasıl olur, okuduklarım gerçek olamazdı. Ya gerçekseler? Mektup yıllar, yıllar önce kaybolan kardeşimdendi. Küçükken elimi bırakmayan, sırtıma çıkıp oyunlar oynayan ve karşımda hep o aynı gülümsemesiyle duran kardeşimden. Bir...
...nseleri o kadar kalınlaşmış ki kafalarını havaya kaldıramamışlar bile. Bu yüzden, gök taşlarını görememişler. Küçük yaratıkların her zamanki sinir bozucu hezeyanlarının sesi diye düşünmüşler. Bir varmışlar bir yokmuşlar, düny...
...istese bile, yaşadığı toprakların ağırlığı sırtına çöker. Her sabah elim, dünya dolusu haberi önümüze seren o küçük kutuya gidiyor. Ama uzun süredir yüzümüzü güldüren bir haber yok. O kutu, artık sadece yıkılış hikâyeleri anl...
...minnet etmeden kendimizi olduğu gibi kabul edebilmenin gücü yükseldikçe biz daha emin atacağız adımlarımızı. Küçük bir umutla filizlenen ilk adım, büyüdükçe, acıdan örülmüş sapasağlam bir dağı bile eritecek kadar güçlü olabi...
...sıkı. Ölümün umuduna tutunuyorum bu sefer. Bir parça huzuru bahşedecek bir avuç toprağın merhametine sığınan, küçük bir kız çocuğunun mahzun bakışlarıyla, kırgın bir damla gözyaşı dökülüveriyor sol gözümden usulca. Bu dünyada...
...geldi o sırada kucaklarına. Çopur’un umurunda değildi çocuk. Önce mağazayı satmak zorunda kaldı. Tek elemanlı küçük bir kumaşçı açtı. Sonra, orası da çıktı elden. Ardından elinde daha başka ne varsa. Sıra oturdukları eve geld...
...Gözlerde bir umut, ellerde kara para, Karanlık odalarda, pazarlık masası, Düşlerin ardında, çürük bir dünya. Küçük yürekler, sessiz çığlık atar, Bir savaşın gölgesinde, ölür çocuklar, Kumla örtülü gözler, belki de hayal, Baş...