...ettiler birbirlerine, iş dışındaki hayatlarından. Türk mahallesindeki dönercinin Sarbonne mezunu oğlu Ra; iki kültür arasındaki bocaladığı yıllarını, Flaman sevgilisini, Han ise evlilik hazırlığını anlattı. Kısa sürdü tüm bunl...
“kül” sözcüğü
37 yazıda 46 geçiş bulundu.
kul, kulak, kulaklar, kulaklara, kulaklarda, kulakları, kulaklarım, kulaklarıma... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...elik leş gibi balık kokuyordu. Duymuyordu. Dayanamadı… Yüzde yüz haklı olmanın ve belediyenin, ona bu otobüsü kullanması için verdiği hakla bağırdı şoför: “Ne yapıyorsun ablacım?.. Yok işte yok! İn aşağıya!” Mercan duydu! Soluk ke...
...aatinin altındaki sehpanın önüne geldiğinde durdu. Telefona uzandı, ahizeyi kaldırdı. Evdeyken sabit telefonu kullanıyordu. Yanından ayırmasa da cep telefonuna pek alışamamıştı. Çalmayan ev telefonuna onca para ödüyorsun, diyenlere...
...a. Bir ironi de insanlar aralarında konuşurken tartışma esnasında birbirlerine “Hayvan gibi davranma!” sözünü kullanıyorlar. Keşke hayvan gibi davransa da böyle kavgalar, tartışmalar olmasa… Ben Lucky. Bu ismimi bana, sahibim Hakan v...
...inirsem, eskisinden daha iyi olurmuşum gibi gelmişti bana. Çünkü öyle basit, öyle yalın söylemişti ki sesinde kulağımı tırmalayacak, kalp atışlarımı hızlandıracak, nefes alıp vermelerimin ritmini bozacak hiçbir tuhaflık sezinlem...
...ayacağını düşünüyordum ama öyle olmadı, bir hayalet gibi konuşma aralarına, televizyon reklamlarında belirdi. Küllükte tam on dokuz sigara izmariti vardı. Son sigaramı vapura saklayacaktım. Altı kırk beş vapuruna bindim ve vapur...
...asıl kazaya geldiğini, rahmine düştüğüm zaman nasıl üzüldüğünü, burnundan soluyarak anlatırdın. Babamın benzi küle dönerdi de umursamazdın. Koskoca savcı kızıydın. O ise emekli noter memurunun oğlu. Flört ediyordun ama niyet...
...avradığım şemsiyeyle ensesine vurdum, sağ eliyle tişörtüme tutunmaya çalışırken ısırdım; camdan geri ittim. ‘’Kulaksız yaşamak sandığın kadar basit değildir, henüz on sekiz yaşındayken kulağını farenin kemirdiğini düşün. Sırf bu...
.... Silah ateşlensin, kapılar açılsın, bir şeyler olsun diye. Kapıları açılsa, bıraksa kendini suya, beceriksiz kulaçlar atsa boğulur gibi, o zaman güzel görünmeyecek şimdi olduğu kadar. Tiradını atmadan önce şöyle bir seyircinin...
...a da kuralcılığıyla tanınan Mustafa Bey o günden sonra kendisini takdim ederken “başkan” sözcüğünü tek başına kullanmamaya dikkat etti. Halbuki ne kadar sıcaktı o sözcük: Başkan! Geçmişte birisi “Başkan!” diye seslendiğinde karşısın...