...tığınız her şey kâr kalıyor yanınıza. Kimse sormuyor soramıyor yediğiniz herzenin hesabını. Boş beleş adamlar kumpanyası muhalefet su taşıyor değirmeninizin çarklarına. Genç dimağların tekerinize çomak sokma ihtimaline karşı yok e...
“kum” sözcüğü
26 yazıda 33 geçiş bulundu.
kum, kuma, kumanda, kumandalı, kumandanlarından, kumandasının, kumandasıyla, kumandayı... eşleşmeleri dahil edildi.
...azlar yoksa dostlar/arkadaşlar mı? Herkesin kıyısı tabi kendine göre değişkenlik gösterir. Kiminin kıyısı bir kum iken kiminin kıyısı buluttur, ürkekliktir. Aslında en vahim kıyı bizi sabitliğe mahkum edendir. Aileniz okuma...
...ormuş gibi görünse de Hüsnü'nün mühim bir derdi vardı; Zümrüt... Kardeşi İdris'i, tersane yolunun kıyısındaki kumsalda kendinden geçmiş bir vaziyette yüzükoyun yatarken bulduğu ve kucaklayıp evine götürdüğü o günün sabahı, gözle...
...volar kopuyor kevgire dönüyor cismim içimden dünya geçiyor ve gözlerin dalga geçiyor gözlerimle kalbim üstüne kumar oynanıyor ne kadar da suçluyum kendi kanım ellerimde amansızca kopan yapraklardan içilen her yudum sudan geçi...
...bir hiçliğe şiir yazar. Babasını sevmeyen bir kitap ayracı yaklaşık olarak 70 kilo civarında, 75 cm boyunda, kumral ve hırçındır. Babasını sevmeyen bir kıza benzer. Bir gün sokak ortasında, onu kurtaracak bir adamı bekler. Be...
...mıydı? Hıdır bilemedi.Kapalı kapılar ardında yaşanan her ne ise bilip de umursamayan, esefle kınamayan ahlak kumkuması diğerleri birileri yaşam şekline sahip çıktığında "tuu kaka pis rezil ahlaksız dinsiz kitapsız imansız allahs...
Her kayboluşun bir gölgesi vardır, her yenilginin de bir kaçışı. Kafasını kuma sokarak etrafındaki olaylardan kaçabileceğini zannedenlerin ülkesinde yaşıyoruz. Hukuk, gücü elinde tutanların oyuncağı olmuş. Suç, işleyen kişiy...
...ıran ve kitapların derinliğiyle yaşayan asla teslim olmayan bir karakter. “Bana bir kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız gölgesi gibi sıfatlar yakıştırılabilir. Şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan Do...
...i parlak siyah renkli, yüzü dövme çelikten çiçeklerle bezeli cümle kapısının önüne kadar getirdi ve adeta bir kum çuvalı gibi yere bıraktı. Kapının demir sürgüsünü çekti, bildik gıcırtı eşliğinde açtı. Tahir’i ayak bilekler...
...ümüş mecidiyeden aşağı olmazdı. Neticede, münakaşası, gürültüsü eksik olmayan, kimi zaman bıçaklamalara varan kumar kavgalarının yaşandığı bu mekanda arbedeler sürer-giderdi. Bu keşmekeş hal, Tulumbacı Hüsnü’nün kodesten çıkı...